Hakkınızda icra takibi başlatıldığını öğrendiğinizde, öncelikle panik yapmadan ancak süre kaybetmeden icra dosyasını incelemeniz gerekir. İcra takibinde yapılacak başvuru; takibin türüne, ödeme emrinin tebliğ tarihine, borcun dayanağına ve dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.

Özellikle genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde 7 günlük, çek, bono ve poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise kural olarak 5 günlük itiraz süreleri bulunmaktadır. Bu sürelerin geçirilmesi, takip kesinleşerek banka hesaplarına, maaşa, araca veya taşınmazlara haciz uygulanmasına neden olabilir.

İcra dosyasında doğru işlem yapılabilmesi için borcun gerçekten mevcut olup olmadığı, istenen tutarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve takip dayanağı belgenin hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Doğanlar Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde icra takibi ile karşı karşıya kalmanız halinde neler ile karşı karşıya kalacağınız ve yapmanız gerekenler hakkında bilgilendirme yapmaya çalışacağız.

İcra Takibi Başlatıldığını Nasıl Öğrenebilirim?

İcra takibinden aşağıdaki yollarla haberdar olunabilir:

• e-Devlet veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinde görünen icra dosyası,

• PTT aracılığıyla gönderilen ödeme emri,

• Banka hesabına haciz konulması,

• Maaş haczi yazısının işyerine ulaşması,

• Araç veya taşınmaz üzerinde haciz şerhi görülmesi,

• İkametgaha gelen haciz bildirimi,

• Alacaklı ya da alacaklı vekili tarafından yapılan ödeme talebi.

Dosyanın e-Devlet üzerinden görülmesi önemlidir; ancak itiraz süresinin başlangıcı her zaman dosyanın ekranda görüldüğü tarih değildir. Ancak hangi şekilde olursa olsun öğrenmiş olduğunuz icra takibine süresi içerisinde itiraz etmeniz gerekir. Süre bakımından esas olan, ödeme emrinin hukuken geçerli şekilde tebliğ edilip edilmediğidir. Ancak hak kaybına uğramamak adına icra takibini öğrendiğiniz tarihten itibaren itiraz süresi içerisinde varsa itirazlarınızı dosyaya bildirmenizi tavsiye ederiz.

İcra Takibi Geldiğinde İlk Yapılması Gerekenler

İcra takibiyle karşılaşıldığında aşağıdaki hususların derhal kontrol edilmesi gerekir:

1- İcra dosya numarasını ve takip türünü öğrenin

İcra dosyası; genel haciz yoluyla ilamsız takip, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip veya ilamlı takip olabilir. Her takip türünde itiraz mercii, itiraz süresi ve takibin durup durmayacağı farklıdır.

Örneğin genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, itirazını icra dairesine yapar. Kambiyo senedine dayalı takipte ise borca, imzaya veya yetkiye ilişkin itirazların icra hukuk mahkemesine sunulması gerekir.

2- Ödeme emrinin tebliğ tarihini ve içeriğini inceleyin

İcra takiplerinde en kritik konu süredir. Tebligatın hangi tarihte yapıldığı, hangi adrese gönderildiği ve tebliğ işleminin usule uygun olup olmadığı mutlaka incelenmelidir.

Tebligatın eski adrese çıkarılması, yetkisiz kişiye teslim edilmesi, haber kâğıdı bırakılmaması veya tebliğ mazbatasında gerçeğe aykırı bilgi bulunması hâlinde usulsüz tebligat gündeme gelebilir.

Yargıtay kararlarında ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği ve borçlunun takipten daha önce haberdar olmadığı belirlenen durumda, borçlunun gerçek öğrenme tarihinin dikkate alınması gerektiğini kabul etmiştir. Bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu düşünülüyorsa, yalnızca geç öğrenildiğinin ileri sürülmesi yeterli olmayacak; tebligat belgesi ve öğrenme tarihini gösteren olgularla başvuru yapılması gerekecektir.

3– Takip dayanağını mutlaka inceleyin

İcra dosyasında borcun hangi belgeye dayandırıldığı belirlenmelidir. Takip dayanağı;

• Fatura,

• Sözleşme,

• Kredi sözleşmesi,

• Cari hesap ekstresi,

• Çek,

• Bono,

• Poliçe,

• Kefalet belgesi,

• Kira sözleşmesi,

• Hizmet veya eser sözleşmesi,

• Teslim tutanağı

olabilir.

Takip talebinde borcun sebebi, asıl alacak miktarı, faiz türü, faiz oranı ve faiz başlangıç günü açıkça gösterilmelidir. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.58 uyarınca takip talebinde bulunması gereken zorunlu unsurların eksik ya da hatalı olması, somut olayın özelliğine göre hukuki değerlendirme gerektirir.

4- Borç tutarını kalem kalem kontrol edin

Takipte talep edilen toplam tutar sadece ana para borcundan oluşmayabilir. Birden fazla borç kalemi ayrı ayrı belirtilmiş olabilir. Dosyada genellikle şu kalemler bulunur:

• Asıl alacak,

• İşlemiş faiz,

• Faiz başlangıç tarihi,

• Vekalet ücreti,

• Başvurma harcı,

• Tahsil harcı,

• Tebligat ve takip giderleri.

Tarafınıza tebliğ edilen ödeme emrinde asıl alacağın ne olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Eğer böyle bir borcunuz yoksa bu durumu belirtir şekilde ödeme emrine itiraz edebilirsiniz. Ödeme emrinde yine faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi dikkatle kontrol edilmelidir. Sözleşmede kararlaştırılmamış bir faiz oranı istenmiş olabilir; temerrüt tarihi yanlış gösterilmiş olabilir veya ticari nitelik taşımayan bir ilişkiye ticari faiz uygulanmış olabilir.

Genel Haciz Yoluyla İlamsız İcra Takibine Nasıl İtiraz Edilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme kararı olmaksızın, alacağı bulunduğunu ileri sürerek icra dairesinde takip başlatmasıdır.Bu takip türünde borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde takibi başlatan icra dairesine itiraz edebilir.

İİK m.62 uyarınca itiraz; yazılı dilekçeyle veya sözlü beyanla icra dairesine yapılabilir. Uygulamada itirazın kapsamının açıkça belirlenebilmesi bakımından yazılı dilekçe ile başvuru yapılmaktadır. Süresi içerisinde itiraz etmemeniz borcu kabul ettiğiniz anlamına gelir ve bu ihtimalde borcu ödememeniz halinde hakkınızda icrai işlemler uygulanır.

Genel ilamsız takipte hangi itirazlar ileri sürülebilir?

Borçlu, dosyanın somut durumuna göre değişmekle birlikte genel olarak itiraz aşağıdakş konularda yapılmaktadır:

• Borcun hiç doğmadığı,

• Borcun daha önce ödendiği,

• Borcun kısmen ödendiği,

• Talep edilen tutarın gerçeği yansıtmadığı,

• Takibin yanlış kişiye yöneltildiği,

• Faizin fahiş veya hukuka aykırı olduğu,

• Faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğu,

• Borcun zamanaşımına uğradığı,

• İcra dairesinin yetkisiz olduğu,

• Takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı,

• Borcun takas veya mahsup yoluyla sona erdiği,

• Takipte istenen masraf ve fer’ilerin hukuka aykırı olduğu.

 Süresinde yapılan itiraz, İİK m.66 gereğince takibi durdurur. Ancak bu durum borcun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacaklı, elindeki belgeye göre itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir veya itirazın iptali davası açabilir.

Ödeme Emrindeki Borca Kısmen İtiraz Edebilir Miyim?

Evet, borcun bir kısmına itiraz etmek mümkündür. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa, hangi tutara itiraz edildiğinin açık biçimde yazılması gerekir. Örneğin borcun ana parasının kabul edilip faiz hesabına itiraz edilmesi veya talep edilen toplam bedelin belirli bir kısmının ödendiğinin ileri sürülmesi mümkündür.

Kısmi itirazda miktar belirtilmezse, itirazın kapsamı belirsiz hale gelebilir. Bu nedenle “borca kısmen itiraz ediyorum” şeklindeki soyut bir beyan yerine; itiraz edilen tutarın, itiraz nedeninin ve varsa ödeme belgelerinin açıkça gösterilmesi gerekir.

İlamsız takipte imzaya itiraz nasıl yapılır?

İcra takibi ile birlikte elinize takip dayanağı belge adı verilen takip sebebi belge de tebliğ edilmiş olabilir. Bu belgede imzanızın bulunması ve imzanın size ait olmaması durumunda bu durumu ayrıca itirazınızda belirtmeniz gerekir. Sadece borca itiraz etmek imzaya itiraz anlamına gelmez ve sırf bu ibareyi kullanmamanız sebebi ile hak kaybına uğrarsınız.

İİK m.62 kapsamında imzaya itirazın açıkça belirtilmemesi halinde, icra takibi yönünden imza kabul edilmiş sayılabilir. Bu nedenle imzanın aidiyetine ilişkin itiraz varsa, itiraz dilekçesinde doğrudan “takip dayanağı belgedeki imza borçluya ait değildir” şeklinde net bir beyan bulunmalıdır.

Çek, Bono ve Poliçeye Dayalı İcra Takibinde Ne Yapılmalıdır?

Çek, bono veya poliçeye dayalı icra takipleri, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olarak adlandırılır. Bu takip yolu, genel ilamsız icra takibine göre daha hızlı işlediğinden, borçlunun başvuru sürelerine özellikle dikkat etmesi gerekir.

Kambiyo senedine dayalı takipte borçlu; borca, imzaya, yetkiye, ödemeye, zamanaşımına veya senedin kambiyo niteliği taşımadığına ilişkin iddialarını kural olarak 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine sunmalıdır. Söz konusu kambiyo senedi ise itiraz artık icra dairesine yapılmaz.

Kambiyo senetlerine mahsus icra takip yolunda ödeme emrinde borcun ödenmesi için daha uzun bir süre yer alabilse dahi, itiraz bakımından 5 günlük süre esas alınır. Kambiyo senedine dayalı takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine başvurmalıdır. Borca, itfaya, mehile, zamanaşımına ve yetkiye yönelik başvurular İİK m.168/5 ve m.169 kapsamında yapılır. İmzaya itiraz ise İİK m.168/4 ve m.170kapsamında ileri sürülür. Senedin kambiyo vasfına ilişkin itiraz da somut olayın niteliğine göre aynı başvuru kapsamında değerlendirilir.

Kambiyo senedine itiraz takibi kendiliğinden durdurur mu?

Hayır. Genel ilamsız icra takibinden farklı olarak, kambiyo senetlerine özgü takipte yapılan borca veya imzaya itiraz, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz.Bu nedenle icra hukuk mahkemesine başvuru yapılırken, koşulları mevcutsa takibin geçici olarak durdurulması da talep edilmelidir.

Kambiyo senetlerinde imzaya itiraz durumunda geçici koruma uygulaması mevcuttur. İmza itirazında, İİK m.170 kapsamında takibin geçici olarak durdurulması talep edilebilir. Mahkeme, imza itirazını ciddi bulursa alacaklıya tebligat yapılmasını beklemeden geçici durdurma kararı verebilir.

İcra Takibinde İcraya Sunulan Senet Kambiyo Vasfını Taşımıyorsa Ne Olur?

Yargıtay kararlarında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna başvurulabilmesi için alacağın geçerli bir kambiyo senedine dayanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle senedin şekli, zorunlu unsurları, düzenlenme amacı ve taraflar arasındaki temel ilişki dikkatle incelenmelidir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda senet aslının da icra dairesine sunulması gerekir.

Her yazılı belge, kambiyo senedine özgü takip yoluyla takibe konulamaz. Çek, bono veya poliçenin kanunda öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerekir.Senette zorunlu unsurların bulunmaması, senedin teminat amacıyla verilmiş olması, sonradan anlaşmaya aykırı biçimde doldurulması, senet bedelinin ödenmiş bulunması veya alacaklının yetkili hamil olmaması hâlinde kambiyo takibine itiraz gündeme gelebilir. Eğer icra takibine konu edilen senette belirtilen hallerden biri var ise bu durumu icra mahkemesine yapacağız itirazda belirtmeniz gerekir.

İcra Takibinde Borcu Ödedim, Yine de İtiraz Etmeli Miyim?

Takip konusu borç takipten önce tamamen veya kısmen ödenmiş olabilir. Böyle bir durumda ödeme belgesinin mutlaka icra dosyasına sunulması ve ödeme durumunun borca itiraz dilekçesi ile belirtilmesi gerekir. Aksi durumda ödemiş olduğunuz borcu yeniden ödemeniz söz konusu olabilir.

Ödemeyi ispatlamak için aşağıdaki belgeler kullanılabilir:

• Banka dekontu,

• EFT veya havale kaydı,

• Kredi kartı ödeme kaydı,

• Makbuz,

• İbraname,

• Alacaklının yazılı kabulü,

• Cari hesap ekstresi,

• E-posta, mesajlaşma veya yazılı mutabakat,

• Noter ihtarnamesi,

• Ticari defter ve kayıtlar.

 Ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun belirlenmesi önemlidir. Birden fazla borç ilişkisi varsa, banka açıklamasında icra dosya numarası, sözleşme numarası, fatura bilgisi veya senet bilgisi bulunması ispat gücünü artırır.Ödeme yapılmış olmasına rağmen takip devam ettiriliyorsa, dosyanın niteliğine göre borca itiraz, icra mahkemesine şikayet, menfi tespit davası veya diğer hukuki yollar değerlendirilmelidir.

İcra Takibinde Faize İtiraz Edilebilir mi?

İcra dosyasında sadece ana para borcuna değil, faiz oranına, faiz türüne, faiz başlangıç tarihine ve faiz hesaplama yöntemine de itiraz edilebilir.Faiz yönünden aşağıdaki sorular incelenmelidir:

• Faiz oranı taraflar arasında yazılı olarak kararlaştırılmış mıdır?

• Uygulanan faiz türü hukuki ilişkiye uygun mudur?

• Temerrüt için ihtar gerekiyorsa ihtar yapılmış mıdır?

• Faiz başlangıç tarihi doğru gösterilmiş midir?

• Vadesi gelmemiş bir alacak için faiz istenmiş midir?

• Ticari olmayan bir ilişkiye ticari faiz uygulanmış mıdır?

• Daha önce yapılan ödemeler hesaptan düşülmüş müdür?

• Faiz hesabı asıl alacak ve ödeme tarihleriyle uyumlu mudur?

 Faiz itirazı; özellikle kredi, kira, ticari cari hesap, hizmet sözleşmesi ve senet kaynaklı uyuşmazlıklarda toplam borç miktarını önemli ölçüde etkileyebilir. Bu sebeple anaparaya yapacağınız itirazın yanında faize itirazlarınızı da belirtebilir veya anaparaya itiraz etmeyecekseniz sadece faiz ve ferilerine itiraz ettiğinizi belirtebilirsiniz.

Zamanaşımına Uğramış Borç İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?

Esas olan zamanaşımına uğramış bir borcun icraya konu edilmemesidir. Alacaklı, zamanaşımına uğramış olduğunu düşündüğünüz bir alacak için de icra takibi başlatabilir. Ancak zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bu savunmayı süresi içinde ve doğru biçimde ileri sürmesi gerekir.

Zamanaşımı değerlendirmesinde yalnızca borcun eski olması yeterli değildir. Aşağıdaki unsurların birlikte incelenmesi gerekir:

• Borcun doğum tarihi,

• Vade tarihi,

• Son ödeme tarihi,

• Sözleşme türü,

• Senedin niteliği,

• Daha önce açılmış dava veya takipler,

• Zamanaşımını kesen ya da durduran işlemler,

• Tarafların yazışmaları ve borç kabul beyanları.

 Bu nedenle “borç çok eski olduğu için geçersizdir” biçimindeki genel bir savunma yerine, somut tarihleri ve belge düzenini içeren kapsamlı bir zamanaşımı incelemesi yapılmalı ve borca itirazınızda ayrıntılı şekilde itiraz sebepleri belirtilmelidir.

İcra Takibinde Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

İcra takibi elinize ulaştığında itiraz edebileceğiniz hususların en başında anapara ve faiz gelmektedir. Ancak icra takibi yetkisiz yerde de açılmış olabilir ve yetkisiz yerde açılan takip sizin mağduriyetinize sebep olabilir. Bu durumda yapmanız gereken diğer itirazlarınızla birlikte yetkiye de itiraz etmeniz ve yetkili icra dairesini göstermenizdir.

Alacaklı, dilediği her icra dairesinde takip başlatamaz. İcra dairesinin yetkisi; borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, varsa yetki sözleşmesi ve takip türü dikkate alınarak belirlenir. Ödeme emrini elinize aldığınızda yetki konusunu da incelemeniz ve yanlışlık varsa itiraz etmeniz önemlidir.

Yetki itirazı ileri sürülürken:

• İtiraz süresi geçirilmemeli,

• Yetkili olduğu düşünülen icra dairesi açıkça gösterilmeli,

• Yetkiye ilişkin sözleşme ve adres bilgileri incelenmeli,

• Borca ve imzaya  itiraz da varsa bu itirazla birlikte ileri sürülmelidir.

 Genel ilamsız takipte yetki itirazı, süresinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazlardandır. Süresi içinde yapılmayan yetki itirazı sonradan dikkate alınmayabilir.

Ödeme Emri Usulsüz Tebliğ Edildiyse Ne Yapılabilir?

Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi, borçlunun itiraz hakkını zamanında kullanmasını engelleyebilir. Usulsüz tebligat ihtimali özellikle şu hallerde değerlendirilir:

• Tebligatın eski adrese gönderilmesi,

• Tebligatın adres kayıt sistemiyle uyumsuz adrese çıkarılması,

• Tebligatın yetkisiz kişiye teslim edilmesi,

• Haberkağıdı bırakılmaması,

• Tebliğ mazbatasındaki bilgilerin gerçeği yansıtmaması,

• Adreste bulunmama işlemlerinin usule aykırı yapılması,

• Elektronik tebligat kurallarına aykırılık bulunması.

 Usulsüz tebligatın tespiti halinde, tebligatın borçlunun dosyayı fiilen öğrendiği tarihte yapılmış sayılması gündeme gelebilir. Usulsüz şekilde tebligat yapılması halinde borca yapılacak itirazda yapılan tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin deliller belirtilmeli ve gerçek öğrenme tarihi gösterilerek itiraz edilmelidir. Bununla birlikte her dosyada tebligat belgesinin, adres bilgilerinin ve öğrenme tarihinin somut delillerle incelenmesi gerekir.

İtiraz Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

İtiraz süresi kaçırıldığında icra takibi kural olarak kesinleşir. Takibin kesinleşmesi artık alacaklı tarafından mal varlığınız üzerinde haciz işlemleri yapılabilir anlamına geliyor..Bu aşamada banka hesaplarına bloke konulması, maaş haczi uygulanması, araçlara veya taşınmazlara haciz şerhi işlenmesi mümkündür.

Ancak sürenin kaçırılması, her durumda borçlunun itiraz için hiçbir hukuki imkanı kalmadığı anlamına gelmez. Borçlu itiraz süresini geçirmiş olsa bile hukuk sistemimizde kendisine bazı haklar verilmiştir. İtiraz süresinin geçirilmesi durumunda somut olaya göre aşağıdaki yollar gündeme gelebilir:

• Usulsüz tebligat şikayeti,

• Gecikmiş itiraz,

• İcranın geri bırakılması,

• Menfi tespit davası,

• İstirdat davası,

• Haczedilmezlik şikâyeti,

• Maaş haczine ilişki başvuru,

• İstihkak iddiası,

• Hatalı veya aşırı hacze yönelik şikayet.

İtiraz süresinin geçirilmesi halinde izlenecek yol; takip türüne, sürenin hangi nedenle kaçırıldığına, tebligatın geçerliliğine, borcun dayanağına ve haciz işlemlerinin durumuna göre belirlenir. Borçlu şartlarını sağlaması halinde belirtilen haklarını kullanabilir.

Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi tespit davası, icra takibine konu borcun gerçekte bulunmadığının veya kişinin bu borçtan sorumlu olmadığının mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlayan dava türüdür.İİK m.72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.

Menfi tespit davası özellikle şu durumlarda gündeme gelir:

• Borcun hiç doğmamış olması,

• Borcun tamamen ödenmiş bulunması,

• Senedin bedelsiz kalması,

• İmzanın borçluya ait olmaması,

• Kefaletin geçersiz olması,

• Takibin yanlış kişiye yöneltilmesi,

• Sözleşmenin geçersiz olması,

• Senedin anlaşmaya aykırı kullanılması,

• Alacağın zamanaşımına uğraması.

 Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında, mahkeme kural olarak takibi tamamen durduracak tedbir kararı vermez. Ancak şartları oluştuğunda icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talep edilmesi mümkün olabilir.

Banka Hesabıma Haciz Konuldu, Ne Yapmalıyım?

Banka hesabına haciz konulduğunda öncelikle icra dosyası, haciz müzekkeresi ve hesap hareketleri incelenmelidir. Hesaptaki paranın kaynağı, haczedilebilirlik bakımından önem taşır. Bankadaki paranızın niteliğine göre itirazda bulunabilir ve banka hesabınıza yapılan haczi durdurabilirsiniz. Özellikle hesaba yatan tutarın;

• Ücret,

• Emekli aylığı,

• Sosyal yardım,

• Nafaka,

• İş göremezlik ödemesi,

• Üçüncü kişiye ait para,

• Ticari faaliyet geliri

olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Hesapta farklı nitelikte para girişleri bulunuyorsa, haciz işleminin kapsamı ve paranın kaynağı somut olarak belirlenmelidir. Haczedilemez nitelikte gelir veya ödeme üzerinde haciz uygulanmışsa, süresi içinde hukuki başvuru yapılması gerekebilir. Örneğin bankadaki paranız nafaka alacağınız ise bu durumu belirtir şekilde yapacağınız itiraz ile nafaka alacağınıza haciz uygulanmasını engelleyebilirsiniz.

Maaşıma Haciz Geldi, Maaşımın Tamamı Kesilir mi?

Maaş haczinde kesinti oranı ve birden fazla haczin bulunup bulunmadığı önemlidir. Maaş haczi uygulandığında işverene gönderilen müzekkere, dosyadaki borç tutarı ve mevcut kesintiler incelenmelidir.

Maaş haczine ilişkin işlemlerde borçlunun geçim koşulları, varsa nafaka yükümlülükleri ve aynı maaş üzerinde başka haciz dosyalarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Hatalı veya hukuka aykırı bir kesinti bulunması hâlinde icra hukuk mahkemesinde şikayet yolu gündeme gelebilir.

İcra Dosyasında Taksit Yapılabilir mi?

Borçlu ile alacaklı, icra dosyasındaki borcun taksitlendirilmesi konusunda anlaşabilir. Ancak sözlü anlaşmalar ileride uyuşmazlığa yol açabileceğinden, taksit şartlarının mutlaka yazılı hale getirilmesi gerekir.Taksit protokolünde aşağıdaki hususlar açıkça yer almalıdır:

• Toplam borç miktarı,

• Peşinat tutarı,

• Taksit miktarları,

• Her taksidin ödeme tarihi,

• Faiz uygulanıp uygulanmayacağı,

• Bir taksidin ödenmemesinin sonucu,

• Hacizlerin kaldırılma koşulları,

• Dosyanın kapatılacağı tarih,

• Ödeme yapılacak hesap ve icra dosyası bilgileri.

 Taksit anlaşmasının borcun kabulü sonucunu doğurabileceği göz önünde bulundurulmalı; imzadan önce borcun gerçekten mevcut olup olmadığı ve güncel dosya hesabının doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.

İcra Borcunu Öderken Nelere Dikkat Edilmelidir?

İcra borcu ödenecekse, ödeme mutlaka doğru icra dosyasına yönlendirilmelidir. Ödeme öncesinde aşağıdaki bilgilerin teyit edilmesi gerekir:

• İcra dosya numarası,

• Güncel borç miktarı,

• Faiz ve masraf hesabı,

• Ödemenin alacaklıya mı, alacaklı vekiline mi, yoksa icra dosyasına mı yapılacağı,

• Tahsil harcı ve diğer fer’iler,

• Ödeme sonrasında dosyanın kapatılma yöntemi,

• Varsa hacizlerin ne zaman kaldırılacağı.

 Banka yoluyla yapılan ödemelerde açıklama kısmına icra dosya numarasının yazılması gerekir. Elden yapılan ödemelerde ise mutlaka tarih, tutar, dosya numarası ve ödeme sebebini içeren yazılı makbuz alınmalıdır.

İcra Takibinde Yapılan En Sık Hatalar

İcra takibiyle karşılaşan kişilerin en sık yaptığı hatalar şunlardır:

• Tebligatı veya e-Devlet bildirimini dikkate almamak,

• Takibin türünü incelemeden işlem yapmak,

• 7 günlük veya 5 günlük itiraz süresini kaçırmak,

• İmzaya itirazı açıkça ileri sürmemek,

• Kısmi itirazda tutarı belirtmemek,

• Yetki itirazını süresinde yapmamak,

• Ödeme belgelerini icra dosyasına sunmamak,

• Kambiyo takibinde itirazın takibi kendiliğinden durduracağını düşünmek,

• Usulsüz tebligat iddiasını belgesiz ileri sürmek,

• Taksit veya sulh anlaşmasını yazılı güvenceye bağlamamak,

• Borç kesinleşmeden ya da dosya incelenmeden borç ikrarı içeren belge imzalamak.

Sıkça Sorulan Sorular

Hakkımda icra takibi başlatıldı, ilk ne yapmalıyım?

Öncelikle icra dosya numarasını, takip türünü, ödeme emrinin tebliğ tarihini ve takip dayanağı belgeyi öğrenmelisiniz. Daha sonra borca, imzaya, faize, yetkiye veya zamanaşımına ilişkin itiraz nedeniniz olup olmadığını değerlendirmelisiniz. Süreler kısa olduğundan dosyanın gecikmeden incelenmesi gerekir.

İcra takibine kaç gün içinde itiraz edilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak 7 gün içinde icra dairesine itiraz edilir. Çek, bono ve poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise borca ve imzaya ilişkin başvurular için kural olarak 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine başvurulması gerekir.

İcra takibine itiraz edince haciz kalkar mı?

Genel ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Kambiyo senedine dayalı takiplerde ise itiraz, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İcra hukuk mahkemesinden geçici durdurma veya itirazın kabulü yönünde karar alınması gerekebilir.

E-Devlet’te icra dosyası gördüm, itiraz sürem başlamış sayılır mı?

İtiraz süresinin başlangıcı çoğu durumda ödeme emrinin hukuken geçerli tebliğine bağlıdır. E-Devlet’te dosyanın görülmesi ile tebligat tarihi her zaman aynı hukuki sonucu doğurmaz. Ancak elektronik tebligat uygulaması ve dosyanın somut özellikleri ayrıca incelenmelidir.

İcra borcunu ödedim ama dosya kapanmadı, ne yapmalıyım?

Ödeme dekontu, makbuz ve diğer belgelerle icra dosyasına başvurulmalıdır. Ödemenin dosyaya işlendiği, alacaklının tahsilat beyanı verdiği ve dosya hesabının kapatıldığı doğrulanmalıdır. Ödemeye rağmen takip sürdürülüyorsa, dosyanın özelliğine göre hukuki yollara başvurulabilir.

İcra takibindeki imza bana ait değilse ne olur?

İmzanın size ait olmadığını açık ve süresinde ileri sürmeniz gerekir. Genel ilamsız takipte imzaya itiraz icra dairesine yapılırken, kambiyo senedine dayalı takipte kural olarak 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine başvuru gerekir. İmzanın aidiyeti gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.

Tebligat usulsüzse icra takibi iptal olur mu?

Usulsüz tebligatın tespit edilmesi halinde, tebligatın borçlunun gerçek öğrenme tarihinde yapılmış sayılması ve buna bağlı sürelerin yeniden değerlendirilmesi mümkündür. Ancak tebligat işlemindeki aykırılık ile gerçek öğrenme tarihinin somut biçimde ortaya konulması gerekir.

İcra takibinde borca itiraz ettim, alacaklı ne yapabilir?

Alacaklı, elindeki belgelere göre itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya itirazın iptali davası açabilir. İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılabilir.

İcra borcum yoksa hangi dava açılır?

Takip konusu borçtan sorumlu olmadığınızı ileri sürüyorsanız, somut olayın özelliklerine göre menfi tespit davası açılması gündeme gelebilir. Borç ödenmiş olduğu hâlde icra tehdidi altında ödeme yapılmışsa, istirdat davası değerlendirilmelidir.

İcra borcu nedeniyle hapse girilir mi?

Sadece icra borcunun ödenmemesi, kural olarak hapis cezası doğurmaz. Ancak icra hukukunda taahhüdü ihlal ve bazı özel yükümlülüklere aykırılıkla bağlantılı farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle dosyanın türü ile tarafınıza gönderilen belgelerin içeriği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.