Miras kalan ev, arsa, tarla veya birden fazla kişinin hisseli olduğu herhangi bir taşınmazda paydaşlar arasında anlaşmazlık yaşanıyorsa en etkili hukuki çözüm ortaklığın giderilmesi davasıdır. Halk arasında “ miras paylaşma davası” olarak bilinmektedir. Bu dava türü ile ortak mülkiyeti mahkeme kararıyla sona erdirerek her paydaşa bireysel mülkiyet hakkı kazandırır veya taşınmazı satarak bedeli paylaştırır.

Doğanlar Hukuk ve Danışmanlık olarak, vatandaşların en çok merak ettiği izaleyi şuyu davası olarak da adlandırılan ortaklığın giderilmesi davasını 2026 yılı güncel mevzuat, Yargıtay uygulamaları ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yeni düzenlemeler ışığında kapsamlı şekilde ele alacağız.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyet (hisseli tapu) veya elbirliği mülkiyeti (özellikle miras ortaklığı) altındaki taşınır ya da taşınmaz mallardaki ortaklığı mahkeme yoluyla sona erdiren bir davadır. Türk Medeni Kanunu’nun 698 ve 699. maddelerinde düzenlenmiştir. Her paydaş, pay oranına bakılmaksızın (hatta %1 payı olan bir kişi bile) tek başına bu davayı açabilir. Diğer paydaşların rızası aranmaz. Dava, zorunlu dava arkadaşlığı niteliğindedir; tüm paydaşların taraf olarak gösterilmesi gerekir.

Mahkeme ortaklığı iki temel yolla giderir:

  • Aynen taksim: Taşınmaz fiilen bölünebiliyorsa (büyük arsa, imar durumuna uygun arazi vb.) her paydaşa ayrı parça verilir.
  • Satış suretiyle taksim: Aynen taksim mümkün değilse veya değer kaybına yol açacaksa taşınmaz açık artırma ile satılır, bedel pay oranlarına göre dağıtılır.

Uygulamada taşınmazların büyük çoğunluğu aynen taksim yolu ile satışa elverişli olmaması sebebi ile satış yolu ile paylaştırılmaktadır. Genel olarak tarafların talebi de taşınmazın satış yolu ile paylaştırılması olmaktadır.

Kimler Ortaklığın Giderilmesi Davası Açabilir?

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti altındaki bir taşınır ya da taşınmaz malda ortaklığın sona erdirilmesini isteyen her paydaş tarafından tek başına açılabilir. Bu hak, Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesinde açıkça düzenlenmiştir ve pay oranına bakılmaksızın kullanılır. Yani taşınmazda %50 payı olan kişi de, %1 payı olan kişi de aynı hakka sahiptir. Diğer paydaşların rızası veya onayı aranmaz.

Buna göre ortaklığın giderilmesini isteyebilecek kişiler şunlardır;

  • Paylı mülkiyette herhangi bir paydaş
  • Elbirliği mülkiyetinde (miras ortaklığında) herhangi bir mirasçı
  • İcra ve İflas Kanunu m. 121 uyarınca paydaşın alacaklısı (belirli şartlarla)

Bu dava, zorunlu dava arkadaşlığı niteliğindedir. Davayı açan kişi davacı, diğer tüm paydaşlar ise davalı olarak gösterilmek zorundadır. Bir paydaşın (veya mirasçının) davada taraf olarak gösterilmemesi, dava şartı eksikliği oluşturur ve mahkeme davayı usulden reddeder. Yargıtay, taraf teşkilinin eksiksiz olmasını kamu düzenine ilişkin bir husus olarak kabul eder ve bu konuda oldukça titizdir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Adım Adım Nasıl Açılır?

Ortaklığın giderilmesi davasında 1 Eylül 2023’ten itibaren zorunlu arabuluculuk dava şartı uygulaması gelmiş, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) ile de miras kalan taşınmazların satış usulünde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Süreci kısaca anlatmak gerekirse öncelikle zorunlu arabuluculuğa başvurulmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanağı alarak taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne, tapu kayıtları ve tüm paydaş bilgilerini içeren dilekçeyle dava açıp harçları yatırılmalıdır. Ardından Mahkeme tebligat, keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası aynen taksim veya satış kararı vermektedir.

Ancak süreci doğru ve eksiksiz ilerletmek için aşağıdaki adımları sırasıyla takip etmeniz gerekir. Her adımda yapılacak işlemler, süreler ve dikkat edilmesi gereken noktalar aşağıda detaylı şekilde açıklanmıştır.

1. Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu

Arabuluculuk aşaması dava şartıdır ve zorunludur. Bu aşama yerine getirilmeden dava açılamaz. Usulden reddedilir. Sırasıyla şu aşamalardan oluşmaktadır;

  • Taşınmazın bulunduğu yer Arabuluculuk Bürosuna (veya UYAP üzerinden) başvurulur.
  • Arabulucu tüm paydaşları toplantıya çağırır.
  • Süre genellikle 3 haftadır (gerekirse 1 hafta uzatılır).
  • Anlaşma sağlanırsa ilam niteliğinde belge düzenlenir ve doğrudan icraya konulabilir.
  • Anlaşma olmazsa “anlaşamama son tutanağı” alınır. Bu tutanak olmadan dava açılamaz; aksi halde usulden reddedilir.

2. Gerekli Belgelerin Eksiksiz Toplanması

Zorunlu arabuluculuk aşamasında anlaşılamaması halinde Ortaklığın Giderilmesi davası açılmalıdır. Dava açılabilmesi için aşağıdaki belgeler gerekmektedir;

  • Güncel tapu kaydı (Tapu Müdürlüğünden veya e-Devlet üzerinden alınır; tüm paydaşları, pay oranlarını ve varsa şerhleri gösterir).
  • Veraset ilamı / mirasçılık belgesi (taşınmaz miras yoluyla intikal etmişse zorunludur. Noterden veya Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır).
  • Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı (aslı veya e-imzalı sureti).
  • Davacı ve mümkünse diğer paydaşların kimlik fotokopileri.
  • Varsa paydaşlar arasında yapılmış taksim veya feragat sözleşmeleri.
  • Muhdesat (taşınmaz üzerindeki yapılar, ağaçlar vb.) varsa bunlara ilişkin belgeler veya fotoğraflar.
  • Taşınmazın imar durumu belgesi (belediyeden istenebilir – özellikle aynen taksim talebi varsa faydalıdır).

Eksik belge, sürecin uzamasına veya dilekçenin iadesine neden olabilir.

3. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Mahkemeye Başvuru

Dava taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır. Bu husus kesindir ve taraflar anlaşarak başka bir mahkemeyi seçemez. Birden fazla taşınmaz varsa, bunlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde tek dava açılabilir.

Dava dilekçesinde mutlaka belirtilmesi gerekenler:

  • Taşınmazın ada, parsel, mahalle, ilçe, il bilgileri ve yüzölçümü
  • Tüm paydaşların kimlik, TC kimlik numarası ve adres bilgileri
  • Pay oranları
  • Ortaklığın giderilmesi talebi (Öncelikle aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesi
  • Arabuluculuk sürecinin tamamlandığına dair açık beyan ve son tutanağın eklendiği bilgisi.
  • Deliller listesi (tapu kaydı, veraset ilamı vb.).

Dilekçe, harç ve gider avansı yatırılarak mahkemeye sunulur. Dava basit yargılama usulüne tabidir.

4. Tebligat, Cevap ve Ön İnceleme

Dava dilekçesi mahkemeye sunulup harçlar yatırıldıktan sonra yargılama süreci resmi olarak başlar. Bu aşama, davanın sağlıklı ilerleyebilmesi için kritik öneme sahiptir. Özellikle ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında çok sayıda paydaş bulunduğu için tebligat ve taraf teşkili işlemleri titizlikle yürütülür.

a. Tebligat Süreci

Mahkeme, dava dilekçesini ve eklerini (tapu kaydı, arabuluculuk son tutanağı, veraset ilamı vb.) tüm davalı paydaşlara tebliğ eder. Tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır:

  • Adresi bilinen paydaşlara doğrudan adreslerine,
  • Adresi bilinmeyen veya yurt dışında yaşayan paydaşlara ilanen tebligat yoluyla,
  • Gerekirse kayyım atanarak tebligat gerçekleştirilir.

Tebligatın usulüne uygun yapılması zorunludur. Bir paydaşa tebligat yapılmadan yargılamaya devam edilmesi, daha sonra bozma nedeni oluşturabilir. Çok paydaşlı dosyalarda tebligat süreci birkaç ay sürebilir; bu nedenle avukat tarafından takip edilmesi büyük avantaj sağlar.

b. Cevap Dilekçesi Süresi ve İçeriği

Davalı paydaşlar, dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içinde cevap dilekçesi verebilir (HMK m. 317 – basit yargılama usulü). Cevap dilekçesinde şu hususlar ileri sürülebilir:

  • Davanın usulden reddi talepleri (örneğin taraf eksikliği, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, yetkisizlik vb.),
  • Aynen taksim talebi veya satış yerine başka bir çözüm önerisi,
  • Muhdesat (taşınmaz üzerindeki yapılar) iddiaları,
  • Pay oranlarına itiraz,
  • Delillerin bildirilmesi.

Süre içinde cevap verilmezse, davalı cevap hakkını kaybetmiş sayılır ve davacının iddiaları kabul edilmiş gibi değerlendirilebilir. Ancak mahkeme, kamu düzenine ilişkin hususları (taraf teşkili gibi) resen inceler.

c. Ön İnceleme Duruşması

Cevap süresi dolduktan veya cevap dilekçeleri geldikten sonra mahkeme ön inceleme duruşması yapar (HMK m. 137 ve devamı). Bu duruşmada mahkeme şu konuları inceler ve tutanağa geçirir:

  • Taraf teşkilinin tamam olup olmadığı (zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle tüm paydaşların davada yer alması şarttır. Eksik taraf varsa mahkeme, eksik tarafın tamamlanması için süre verir veya davayı usulden reddeder),
  • Dava şartlarının (arabuluculuk son tutanağı, görev, yetki vb.) yerine getirilip getirilmediği,
  • Uyuşmazlığın hangi noktalarda toplandığı (aynen taksim mi, satış mı, muhdesat uyuşmazlığı var mı?),
  • Tarafların sulh olma imkânı (hakim bu aşamada tarafları uzlaşmaya teşvik eder),
  • Delillerin toplanması için gerekli müzekkerelerin yazılması (tapu, belediye, nüfus kayıtları vb.).

Ön inceleme duruşması genellikle tek celsede tamamlanır. Eksiklik yoksa mahkeme tahkikat aşamasına (keşif ve bilirkişi incelemesi) geçer. Eksiklik varsa tamamlanması için kesin süre verilir; süreye uyulmazsa dava reddedilebilir.

5. Tahkikat, Keşif ve Bilirkişi İncelemesi

Ön inceleme tamamlandıktan sonra dava tahkikat aşamasına geçer. Bu aşama, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının en kritik ve teknik kısmıdır. Mahkeme, taşınmazın aynen taksim edilip edilemeyeceğini, değerini ve diğer teknik hususları tespit etmek için yerinde inceleme (keşif) yaptırır ve bilirkişi görevlendirir.

a. Keşif İşlemi Nasıl Yapılır?

Mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerde keşif düzenler. Keşif günü taraflara ve avukatlarına önceden tebliğ edilir. Keşif sırasında:

  • Hakim, taraflar, avukatlar ve bilirkişiler taşınmazda hazır bulunur.
  • Taşınmazın fiziki durumu, sınırları, üzerindeki yapılar (muhdesat), ağaçlar, yollar ve çevresel özellikleri yerinde incelenir.
  • Fotoğraf ve video çekimleri yapılır, ölçümler alınır.
  • Taraflar, keşif sırasında beyanlarını ve taleplerini tutanağa geçirtebilir.

Keşif, mahkemenin taşınmazı bizzat görmesini sağladığı için kararın isabetli olması açısından büyük önem taşır. Uygulamada keşif genellikle bir celsede tamamlanır.

b. Bilirkişi Heyeti ve Rapor İçeriği

Mahkeme, genellikle en az iki bilirkişiden oluşan bir heyet görevlendirir. Heyette sıklıkla şu uzmanlar yer alır:

  • İnşaat mühendisi veya mimar (yapı ve bölünebilirlik açısından),
  • Harita mühendisi / kadastro uzmanı (sınır, yüzölçümü ve imar durumu açısından),
  • Gerektiğinde ziraat mühendisi veya emlak değerleme uzmanı.

Bilirkişi heyeti, keşif sonrası ayrıntılı bir rapor hazırlar. Raporda başlıca şu hususlar yer alır:

  • Aynen taksim imkanı: Taşınmazın imar mevzuatına, yüzölçümüne ve niteliğine göre fiilen bölünüp bölünemeyeceği. Bölünebilirse her paydaşa düşecek bağımsız parçaların değeri ve kullanılabilirliği.
  • Kıymet takdiri (rayiç değer): Taşınmazın güncel piyasa değeri. Bu değer, daha sonra satış aşamasında muhammen bedel olarak kullanılır.
  • İmar durumu: Belediye imar planı, kat karşılığı, yapılaşma şartları vb.
  • Muhdesat durumu: Taşınmaz üzerindeki yapılar, ağaçlar veya diğer bütünleyici parçaların kime ait olduğu ve değeri.
  • Diğer teknik tespitler: Yol, su, elektrik bağlantıları, komşu taşınmazlarla ilişkiler gibi unsurlar.

Rapor, mahkemenin hem aynen taksim hem de satış kararını vermesinde temel dayanak oluşturur. Aynen taksim mümkün ve uygun bulunursa mahkeme bu yola gider; aksi halde satış kararı verir.

c. Bilirkişi Raporunun Tebliği ve İtiraz Süreci

Hazırlanan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde (HMK m. 281) rapora itiraz edebilir veya ek rapor / ikinci bilirkişi incelemesi talep edebilir. İtiraz dilekçesinde:

  • Raporun hangi kısımlarının hatalı olduğu,
  • Eksik veya yanlış tespitler,
  • Yeni deliller veya karşı görüşler
    açıkça belirtilmelidir.

Mahkeme, itirazları değerlendirir:

  • İtirazları yerinde görürse ek rapor ister veya yeni bilirkişi heyeti görevlendirebilir.
  • İtirazları reddederse mevcut raporu esas alarak karar aşamasına geçer.

Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmezse, rapor kesinleşmiş sayılır ve mahkeme buna göre hüküm kurar.

Bu aşama, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Bilirkişi raporu ve tarafların itirazları sonucunda hakim, aynen taksim mi yoksa satış mı yapılacağını belirler. Özellikle miras kalan taşınmazlarda muhdesat (ev, bağ evi, ağaçlar vb.) uyuşmazlıkları sık yaşandığı için raporun bu yönü titizlikle incelenmelidir. Keşif ve bilirkişi süreci genellikle 2-6 ay sürer. Rapor gecikmeleri veya itirazlar nedeniyle süre uzayabilir.

6. Karar

Tahkikat, keşif ve bilirkişi incelemesi tamamlandıktan sonra mahkeme, toplanan tüm delilleri ve özellikle bilirkişi raporunu değerlendirerek nihai kararını verir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında mahkemenin vereceği karar, taşınmazın niteliğine ve bilirkişi tespitlerine göre iki temel seçenekten biridir: aynen taksim veya satış suretiyle ortaklığın giderilmesi.

a. Aynen Taksim Kararı

Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesi uyarınca mahkeme, öncelikle taşınmazın aynen taksim edilip edilemeyeceğini inceler. Aynen taksim kararı verilebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:

  • Taşınmazın fiziksel olarak bölünebilir nitelikte olması,
  • Bölünmenin imar mevzuatına uygun olması,
  • Her paydaşa düşecek parçanın bağımsız ve kullanılabilir nitelikte olması,
  • Bölünmenin önemli bir değer kaybına yol açmaması.

Bu şartlar bilirkişi raporuyla doğrulanırsa mahkeme aynen taksim kararı verir. Kararda:

  • Her paydaşa tahsis edilen parsel veya bağımsız bölüm açıkça gösterilir,
  • Paylaşım planı (kroki veya harita) karara eklenir,
  • Gerekirse kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasına karar verilir,
  • Tapu siciline tescil için gerekli talimatlar yer alır.

Aynen taksim kararı kesinleştikten sonra, paydaşlar tapu müdürlüğüne başvurarak kendi paylarına düşen kısmı kendi adlarına tescil ettirebilir. Bu durumda satış aşamasına geçilmez ve süreç daha kısa sürer.

b. Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi Kararı

Aynen taksim mümkün değilse veya önemli değer kaybına yol açacaksa mahkeme, taşınmazın satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verir. Satış kararında genellikle şu hususlar belirtilir:

  • Taşınmazın açık kimliği (ada, parsel vb.),
  • Satışın açık artırma yoluyla yapılacağı,
  • Kıymet takdirinin esas alınacağı,
  • Satış bedelinin paydaşlar arasında pay oranlarına göre dağıtılacağı,
  • Satış işlemlerinin hangi icra dairesi / satış memurluğu tarafından yürütüleceği.

Karar kesinleştikten sonra mahkeme dosyayı, satış işlemlerini yürütmesi için yetkili satış memurluğuna (icra dairesine) gönderir. Bu andan itibaren süreç mahkemeden çıkıp sulh hukuk mahkemesi satış memurluğunda veya mahkemenin göstereceği icra dairesinde devam eder.

c. Kararın Tebliği ve Kanun Yolları

Mahkeme kararını taraflara tebliğ eder. Taraflar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (HMK m. 345). İstinaf başvurusu yapılmazsa veya istinaf sonucu karar onanırsa karar kesinleşir. Kesinleşmeden satış işlemleri başlatılamaz.

7. Satış Aşaması (Satış Memurluğu)

Mahkeme, ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle karar verdikten ve bu karar kesinleştikten sonra dosya, satış işlemlerini yürütmek üzere yetkili icra dairesine / satış memurluğuna gönderilir. Bu aşamadan itibaren süreç mahkemeden çıkar ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre ilerler.

Satış sürecinin temel aşamaları şu şekildedir;

a. Dosyanın satış memurluğuna tevdi edilmesi

Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından dosya ilgili icra dairesine iletilir. Satış memuru, dosyayı inceler ve gerekli işlemleri başlatır.

b. Kıymet takdiri (değer tespiti)

Mahkeme aşamasında bilirkişi tarafından yapılan kıymet takdiri genellikle esas alınır. Ancak satış memuru gerek görürse yeni bir kıymet takdiri yaptırabilir. Kıymet takdirine taraflar itiraz edebilir; itiraz, satışı yürüten memurluğun bağlı olduğu Sulh Hukuk Mahkemesinde incelenir.

c. Satış ilanı

Taşınmazın satış ilanı, İİK hükümlerine göre yapılır. İlanda taşınmazın açık kimliği, muhammen bedeli, artırma günleri, şartname ve teminat miktarı yer alır. İlan, paydaşlara tebliğ edilir ve gerekli yerlerde (elektronik ortam, gazete vb.) yayımlanır.

d. Açık artırma (ihale)

Satış, kural olarak elektronik ortamda (e-Satış sistemi) açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.

  • Birinci artırma ve gerekirse ikinci artırma yapılır.
    • En yüksek teklifi veren ve şartları yerine getiren kişi taşınmazı satın alır.
    • İhale bedeli peşin ödenir (talep halinde kısa süre tanınabilir).

e. Bedelin dağıtımı

Satış bedeli tahsil edildikten sonra öncelikle satış masrafları, harçlar ve varsa rehin / haciz alacakları düşülür. Kalan miktar, paydaşlara tapudaki pay oranlarına göre dağıtılır.

2026 Önemli Yenilik: Miras Taşınmazlarında Mirasçılara Öncelik (İİK m. 114)

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ile İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesinde miras kalan taşınmazlar lehine kritik bir değişiklik yapılmıştır.

Uygulama şartları:

  • Taşınmazın tüm malikleri mülkiyet hakkını miras yoluyla edinmiş olmalıdır.
  • Taşınmazda mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkı bulunmamalıdır.

Bu şartlar sağlandığında:

  • Birinci açık artırma, yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılır (üçüncü kişiler katılamaz).
  • Bu artırmada verilebilecek en düşük teklif, muhammen kıymetin %100’ü olmak zorundadır. Böylece taşınmazın gerçek değerinin altında satılması engellenmek istenmiştir.
  • Birinci artırmada alıcı çıkmazsa, ikinci artırma herkese açık hale gelir ve teklif eşiği muhammen kıymetin %50’sine iner.

Önemli:

Bu yeni düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz. O tarihten önce ilan edilen satışlar eski hükümlere göre tamamlanır.

Diğer Önemli Noktalar

  • Teminat: Artırmaya katılacak herkes muhammen bedelin %10’u oranında teminat yatırmak zorundadır. Mirasçıların katılması durumunda ise mirasçının payına düşen değer teminat oranını karşılıyor ise teminat istenmez. Ancak karşılamıyorsa kalan kısım için teminatı tamamlaması gerekir.
  • İhale bedelini yatırmama: En yüksek teklifi verip bedeli yatırmayan alıcıya, teklif bedelinin %5’i oranında idari para cezası uygulanır ve teminat iade edilmez.
  • Şikâyet ve itiraz: Satış işlemlerine karşı şikâyetler, satışı yürüten memurluğun bağlı olduğu Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.
  • Süre: Satış memurluğu aşaması genellikle 6-12 ay sürer. İtirazlar, kıymet takdiri uyuşmazlıkları veya tebligat sorunları süreyi uzatabilir.

Sonuç olarak ortaklığın giderilmesi davası, miras ve ortak mülkiyet uyuşmazlıklarında en sık başvurulan ve sonuç alıcı yoldur. Ancak süreç teknik, taraf teşkili kritik ve arabuluculuk zorunludur. Yanlış dilekçe veya eksik taraf, davanın reddine veya yıllarca uzamasına yol açabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  • Ortaklığın giderilmesi davasında hissedarların alış önceliği var mı?

Genel kuralda yoktur. Ancak 2026 itibarıyla miras taşınmazlarında (yukarıdaki şartlar varsa) birinci artırmada mirasçılara özel öncelik tanınmıştır.

  • Tek hissedar bu davayı açabilir mi?

Evet. Pay oranı ne olursa olsun tek paydaş davayı açabilir.

  • Mirasçılardan biri imza vermezse satış yapılabilir mi?

Evet. Ortaklığın giderilmesi davası ile mahkeme kararıyla satış mümkündür; tüm imzalar aranmaz.

  • Aynen taksim her zaman mümkün müdür?

Hayır. Taşınmazın niteliği, imar durumu ve değer kaybı dikkate alınır. Uygulamada çoğu dosyada satış yoluna gidilir.

  • Dava sırasında taşınmazda oturan paydaş kira öder mi?

Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edilebilir. Geriye dönük 5 yıla kadar istenebilir.

  • Dava Ne Kadar Sürer?
    • Arabuluculuk: 3-4 hafta
    • Mahkeme süreci (keşif ve bilirkişi dahil): 6-18 ay
    • Satış aşaması: 6-12 ay
    • Toplam ortalama: 12-30 ay (paydaş sayısı, tebligat sorunları ve itirazlara göre uzayabilir)
  • Ortaklığın giderilmesi davasında 2026 yılı masraflar ve ücretler nelerdir?
    • Arabuluculuk ücreti
    • Mahkeme harçları ve gider avansı
    • Bilirkişi ve keşif ücretleri
    • Satış masrafları (ilan vb.)
    • Avukatlık ücreti (Asgari Ücret Tarifesi veya anlaşmaya göre)

Masraflar başlangıçta davacı tarafından karşılanır, dava sonunda pay oranlarına göre tüm paydaşlara yansıtılır. Toplam masraf dosyanın durumuna göre genellikle 10.000 – 40.000 TL olarak değişir (taşınmaz değerine, miktarına ve taraf sayısına göre harçlar artar)

Not:

İşbu makale, Ortaklığın giderilmesi davası hakkında kamuya yönelik genel, bilgilendirici ve eğitici nitelikte bir hukuki rehberdir. Makalede yer alan açıklamalar, herhangi bir somut olaya ilişkin tavsiye, yönlendirme veya hizmet sunumu amacı taşımamakta; yalnızca ilgili mevzuat ve uygulama hakkında genel bilgilendirme sağlamayı hedeflemektedir.

Bu içerik, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ilgili hükümleri ile Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nde düzenlenen avukatlık mesleğine ilişkin reklam yasağına aykırılık teşkil etmemektedir. Makale, ticari reklam, kendini övme, iş temini veya müvekkil kazanmaya yönelik herhangi bir faaliyeti içermemektedir.