15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrasında başlatılan ve Türk ceza hukuku uygulamasında önemli bir yer tutan FETÖ/PDY soruşturma ve kovuşturmaları, Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi kapsamında “silahlı terör örgütü üyeliği” ve “silahlı terör örgütü yöneticiliği” isnatları etrafında şekillenmiştir. Söz konusu yargılamalar; geleneksel terör örgütü soruşturmalarından farklı olarak dijital veriler, iletişim kayıtları (HTS), mali hareketler ve mülga kurumlara yönelik idari kayıtlar gibi geniş bir teknik ve istatistiki veri havuzuna dayanmaktadır. Yargılama pratiklerinde karşılaşılan delil değerlendirme yöntemleri, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan “maddi gerçeğin araştırılması”, “doğrudan doğruyalık”, “delillerin serbestliği ve kanuniliği” ile “şüpheden sanık yararlanır” ilkelerinin sınırlarını doğrudan test etmektedir.

Bu tür dosyalarda uygulanan yaptırımların ağırlığı ve isnatların kişilerin mesleki, mali ve şahsi hürriyetlerine doğrudan etkisi, ceza muhakemesi güvencelerinin eksiksiz işletilmesini zorunlu kılmaktadır. İlk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda; soyut isnatların ve delil değeri tartışmalı teknik verilerin tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağı, her bir somut olguda suçun manevi ve maddi unsurlarının (organik bağ, hiyerarşik yapıya dahil olma, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk) bağımsız delillerle ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir.

FETÖ/PDY Dosyalarının İçeriği, İsnatlar ve İleri Sürülen Deliller

FETÖ/PDY yargılamalarında temel isnat kural olarak 5237 sayılı TCK m. 314/2 (Silahlı terör örgütüne üye olma) maddesidir. Dosyaların ağırlık noktasına göre TCK m. 314/1 (Örgüt kurma ve yönetme), TCK m. 220/6 (Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme) veya TCK m. 220/7 (Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme) isnatları da uygulanabilmektedir.

Soruşturma makamları tarafından isnada dayanak yapılan temel delil ve olgular şu başlıklardan oluşmaktadır:

  • Şifreli haberleşme programı kullanımı iddiaları (ByLock, Eagle, Falcon, Kakao Talk vb.),
  • Askeri ve sivil mahrem yapılanma iddialarına dayanan ankesörlü/sabit hat ve büfe aramaları (tekil, ardışık, periyodik arama kayıtları),
  • Bank Asya hesap hareketleri (özellikle örgüt liderinin talimat tarihi kabul edilen Ocak 2014 ve sonrası dönemdeki para yatırma, vadeli hesap açma ve bakiye artışları),
  • KHK ile kapatılan sendika (ör. Aktif Eğitim-Sen, Pak Eğitim-İş vb.), dernek, vakıf ve federasyon üyelikleri,
  • Tanuk, etkin pişmanlık ve itirafçı beyanları (teşhis tutanakları),
  • İltisaklı okul, dershane kayıtları; müzahir yayın abonelikleri (Zaman, Sızıntı vb.) ve Kimse Yok Mu Derneği bağışları,
  • Dijital veri incelemeleri, fişleme/katalog listeleri, kodlama ve sosyal çevre bilgisi raporları.

Üyelik Kriterlerinin Ayrıntılı Analizi

1. ByLock ve Kriptolu Haberleşme İddiaları

Teknik ve Hukuki Mahiyeti

ByLock; sunucusu Litvanya’da bulunan, genel kullanıma açık uygulama mağazalarından ziyade harici APK dosyaları veya Bluetooth/hafıza kartı yoluyla yüklendiği iddia edilen, kapalı devre ve kriptolu bir haberleşme programıdır. İddia makamları, programın münhasıran örgüt mensuplarınca örgütsel gizlilik içinde haberleşmek amacıyla kullanıldığını ve sisteme dahil olmanın tek başına TCK m. 314/2 uyarınca örgüt üyeliği suçunu sübuta erdireceğini savunmaktadır.

Delil dosyalarında iki temel veri seti bulunmaktadır:

  • CGNAT (İletişim Trafiği/HIS Kayıtları): BTK ve GSM operatörlerinden temin edilen, kullanıcının cep telefonunun ByLock sunucusuna ait hedef IP adreslerine (örneğin 46.166.160.137 vb.) bağlantı kurduğunu gösteren IP/port sinyal kayıtlarıdır.
  • Tespit ve Değerlendirme Tutanağı (TDT): MİT tarafından temin edilip adli makamlara devredilen sunucu veritabanı imajı üzerinden KOM Daire Başkanlığınca tanzim edilen; kullanıcı adı, User-ID numarası, şifre, ekli kişi listesi (roster), mesaj grupları ve yazışma/arama içeriklerini ihtiva eden rapordur.

Hukuki Sorunlar ve Savunma Noktaları

  • IP Çakışması ve Port Hatası (MorBeyin Olgusu): CGNAT kayıtları dinamik IP dağıtımı nedeniyle zaman ve port eşleşmesi yapılmadığında hatalı eşleşmelere yol açabilmektedir. Sırf CGNAT bağlantı sayısı üzerinden mahkûmiyet kurulamaz.
  • Maddi Delil Yokluğu (User-ID ve İçerik Eksikliği): Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 3. Ceza Dairesi yerleşik kararlarına göre; kişinin gerçek bir kullanıcı olduğunun tespiti için kesinleşmiş User-ID, kullanıcı adı ve şifre verilerinin bulunması zorunludur. TDT düzenlenmemiş veya içeriği tespit edilememiş salt sinyal kayıtları şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat gerekçesidir.
  • AİHM Büyük Daire Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (B. No: 15669/20) Kararı: AİHM; ByLock sunucu verilerinin sanık ve müdafiinin erişimine tam olarak açılmaması, bağımsız bilirkişi incelemesine tabi tutulmaması ve kanunda öngörülen delil standardının ByLock kullanımı halinde otomatik olarak üyelik sonucuna vardıracak biçimde genişletilmesini AİHS m. 6 (Adil yargılanma hakkı / silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama) ile AİHS m. 7 (Kanunsuz ceza olmaz) kapsamında ihlal saymıştır.

2. Ankesörlü / Sabit Hat / Büfe Aramaları

Teknik ve Hukuki Mahiyeti

Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mülki idare amirlerine yönelik soruşturmalarda temel isnat dayanağıdır. Örgütün “mahrem sorumluları” tarafından deşifre olmamak amacıyla market, bakkal, büfe veya kamuya açık ankesörlü telefonlardan ast konumdaki kamu görevlileriyle irtibat kurulduğu iddiasına dayanır.

Aramalar adli pratikte üç gruba ayrılmaktadır:

  • Ardışık Arama: Aynı sabit hattan çok kısa zaman aralıklarıyla (genellikle 1-5 dakika arayla) aynı kuvvet veya rütbedeki iki ya da daha fazla askeri personelin art arda aranması.
  • Periyodik Arama: Belirli zaman aralıklarıyla (haftalık, on beş günlük, aylık) düzenli biçimde gerçekleştirilen aramalar.
  • Tekil (Münferit) Arama: Sabit hattan yalnızca tek bir personelin aranması, devamında başka bir askeri personelin aranmaması.

Yargıtay ve AYM Kriterleri (Gökhan Dişdiş Emsali)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E.2018/16-419, K.2018/661) ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi içtihatları ile AYM’nin Gökhan Dişdiş (B. No: 2023/50081) kararında sabit hat aramalarının örgütsel kabul edilebilmesi için şu zorunlu araştırmaların yapılması şart koşulmuştur:

  1. Görev Yeri HTS Analizi: Sanığın görev yaptığı tüm illeri kapsayan HTS verileri celp edilmeli, bağımsız adli bilişim bilirkişisince periyodiklik, konuşma süresi (0 saniye / cevapsız çağrı ayrımı) ve şifreleme tespiti yapılmalıdır.
  2. Kuvvet ve Rütbe Uyumu: Birlikte aranan şahısların aynı kuvvete (Kara, Hava, Deniz) ve denk rütbeye mensup olup olmadığı incelenmelidir. Aranan diğer şahsın sivil olması ardışıklık niteliğini bozar.
  3. Ardışık Aranan Diğer Şahısların Hukuki Durumu: Ardışık arandığı ileri sürülen diğer kişilerin soruşturma/kovuşturma akıbetleri araştırılmalı; ifadeleri celp edilerek duruşmada 5271 sayılı CMK m. 210 ve m. 217 uyarınca doğrudan dinlenmelidir 3.
  4. Operasyonel/Patates Hat Araştırması: Sanık adına kayıtlı olmayan, başkası üzerine açılmış operasyonel GSM hatlarının kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmelidir.
  5. Hayatın Olağan Akışı Savunması: Nöbet değişimi, çarşı iznine çıkan erbaş/erlerin komutanlarını araması veya sıradan esnaf görüşmeleri gibi alternatif açıklamalar dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla desteklenmelidir.

3. Bank Asya (Asya Katılım Bankası A.Ş.) Hesap Hareketleri

Teknik ve Hukuki Mahiyeti

TMSF’ye devredilen ve bilahare faaliyet izni kaldırılan Bank Asya nezdindeki mali tasarruflar, örgüt liderinin 2014 yılı Ocak ayında verdiği iddia edilen “bankaya para yatırarak likidite krizini önleme” talimatı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Bilirkişi incelemelerinde incelenen ana parametreler:

  • Hesabın açılış tarihi (talimat öncesi veya sonrası),
  • Hesap bakiyesindeki ani artışlar, yeni vadeli katılım hesabı açılışları, döviz veya altın alımları,
  • Paranın kaynağı (başka bankadan kredi çekilerek Bank Asya’ya yatırılıp yatırılmadığı, ev/araç satışı geliri olup olmadığı).

Hukuki Değerlendirme ve Savunma

  • Mutat (Rutin) Bankacılık İşlemleri: Maaş hesabı, bireysel emeklilik (BES), kredi kartı harcaması, okul/öğrenci taksiti ödemesi, kira tahsilatı veya kurumun yönlendirmesiyle zorunlu hesap kullanımı suç unsuru taşımaz.
  • Talimat Saiki ve Zaman Çizelgesi: Sanığın hesabındaki artışın talimat dönemine denk gelip gelmediği, geldiyse bu artışın ticari veya günlük yaşam gereksinimiyle (örneğin araç satışı, miras taksimi) örtüşüp örtüşmediği ispatlanmalıdır. Sanığın mevduat faizi/kâr payı getirisi saikiyle hareket ettiği somutlaştırılmalıdır.

4. Kapatılan Sendika, Dernek ve Kurum Üyelikleri

Teknik ve Hukuki Mahiyeti

Olağanüstü Hal KHK’ları (667, 672, 677 vb.) ile kapatılan Aktif Eğitim-Sen, Cihan-Sen konfederasyonuna bağlı sendikalar ile çeşitli dernek ve vakıf üyelikleridir. İddianamelerde bu üyelikler örgüt talimatıyla gerçekleştirilen sivil itaatsizlik veya aidiyet delili olarak sunulmaktadır.

Hukuki Değerlendirme

  • Örgütlenme Özgürlüğü Kapsamı: Anayasa’nın 51. maddesi ve AİHS’in 11. maddesi sendika kurma ve üye olma hakkını güvenceye alır. Yasal olarak faaliyet gösteren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetiminde olan bir sendikaya üye olmak suç oluşturamaz.
  • Yargıtay ve AİHM Yaklaşımı: AİHM Yüksel Yalçınkaya kararında, yasal sendika ve dernek üyeliğinin örgüt üyeliği isnadına doğrudan delil yapılmasını öngörülebilirlik ilkesine ve örgütlenme özgürlüğüne aykırı bulmuştur. Yargıtay uygulamalarında da sırf sendika üyeliği (özellikle istifa edilmiş veya aidat dışında aktif örgütsel faaliyet içermeyen durumlar) tek başına mahkûmiyete yetersiz kabul edilmektedir.

5. Emniyet Mahrem Yapılanması: Garson Kod Adlı Gizli Tanık ve SD Kart Verileri

Delilin Ortaya Çıkışı ve İçeriği

2017 yılında “Garson” mahlaslı gizli tanığın teslim ettiği 2 adet SD kart içerisinde Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatındaki personelin tamamına yakınının fişlendiği iddia edilen şifreli veri tabanları (Excel tabloları) yer almaktadır. Kartlarda emniyet personeli; örgüte bağlılık derecesine göre harf ve rakam kombinasyonlarıyla (ör. A5, B4, C, Dil vb.) kodlanmıştır. Bu kodlar ve anlamları şu şekildedir;

Kod / Kod GrubuAnlamı ve Açıklama
AD / ALAN DIŞI / DIŞEmniyet içindeki örgüt etki alanı dışındaki kişiler.
AİHLNur Cemaatlerine müntesip kişiler.
AÜL / AÖLÜlkücü kişiler.
DC / DDEtki alanı dışı kişiler.
DEĞİLAlan mı?” sorusuna “Hayır” cevabı (alan dışı).
E / E? / ED / EDLEhli dünya (dünya hayatıyla haşır neşir), işini iyi yapan amir sınıfı; ? yeniden değerlendirme.
EBL / ALEVİ / AL / E.B. / EBYTAlevi mezhebine mensup kişiler.
F / F1 / SF1 / XF1 … F6Hayatının hiçbir safhasında örgüt bağlantısı olmayan, menfi bakan zümre; S/X yeniden değerlendirme.
G / SGDini vecibelerini yerine getiren, güzel insan; S yeniden değerlendirme.
GA / SGAGambazcı (örgüt mensuplarını bildiren).
İHLDiğer cemaatlere müntesip veya İmam Hatip mezunu.
M / MNML / MNLRütbeli personel için farklı cemaat mensupları.
MENFİ / MENFİ DIŞ / MNF / MMLÖrgüte zarar verme potansiyeli olan örgüt mensubu olmayanlar.
OLUMSUZEtki alanı dışı (rutin olmayan).
SLM / SMLİlgilenilebilecek örgüt mensubu olmayan polis memurları.
YOKBilgi olmayan veya fiili bulunmayan.
Z / ZML / ZARARLI / ZR / ZRRMenfi ile aynı, zararlı.
TEKVANDO / SU TOPU / ATICI / ATLETIZM / TENİS / MASA TENİSİ / EML / TM / TMLEski kodlar: Ülkücü, Sol görüşlü, Müntesip (başka cemaat), Alevi, Zararsız alakasız, Ehli dünya, Ergenekon-ulusalcı, Tüm terör grupları (açıklamalara göre).
DİL / İLGİ / DİL1-3 / XDİL / SDİLKazanılabilir muhafazakar kişiler; 1-3 stajyer aşamaları (arkadaşlık → aile ziyareti → toplantı). X/S yeniden değerlendirme.
İ / İ? / İA / İB / İCMuhafazakar, kazanma potansiyeli; aşamalar benzer.
SÖZ / SVHTEski geçiş kodları (DİL3-EA arası).
AMATÖR GÜREŞ / KARATEİlgi seviyesindeyken arz olan / ilgilenme.
A / A? / SA / A4 / A5 / XA4 / XA5Teslimiyet/sadakat üst seviyede; A5 en üst (zaafsız). ?/X/S yeniden değerlendirme.
AKTARIM / AKT / SAKTSerhat/Ümit’ten en az 6 hafta aksatmadan dönen.
B / B? / B4 / B5 / XB4 / XB5Bağlılık var ancak zaaflı; B5 üst seviye zaaflı.
EA / EA? / SEA / XEA / YEA / EAVÖrgütü benimseyen ancak eksiklikli; EAV vekil mahrem.
OLUMLU-4 LÜK / OLUMLU-5 LİKYeni mezun, derecelendirme yapılmamış; 5 en üst bağlılık.
SAY / SAYISAL / SSAY / SAYA / SAY1 / SAY V / SAY2Kendini tamamen teslim etmiş; SAYA vekil potansiyelli, SAY V vekil yapan.
SAY ÖDSİzdivaç veya Özel Derece Sınıfı (mahrem ünite yetiştirme).
BC / B-CÜmit ile B4-B5 arası geçiş.
DEVİRTayin/mezuniyet nedeniyle devir.
FUTBOL / BASKETBOLEski: 5 (en üst), 4 bağlı.
C / C? / XC / CA-CF / CAKT / CSDaha önce sohbetlere katılmış, kopmuş; CA düzenli görüşme, CB periyodik olmayan, CC dostluk, CD boşta, CE güven sorunu, CF geçiş.
DA / XDA / DP / XDPÖrgüt aleyhinde çalışan / ters bakan eylemsiz.
TARAMAYeniden değerlendirme gereken.
AĞIR SIKLET / GREKOREMEN GÜREŞ / SERBEST GÜREŞ / VOLEYBOLİhanet seviyesi, girişte/okulda arz, 3 Ümit.
SC / SCA-SCE / SDA / SDP17-25 Aralık sonrası kopan, kazanılmaya çalışılan; SCA düzenli, SCB periyodik olmayan, SCC dostluk, SCD boşta, SCE beşeri irtibat.

Usul ve Bilişim Güvenliği Yönünden Hukuki Sorunlar

  1. CMK m. 134 İhlali: Dijital materyallerin teslim alınması, incelenmesi ve kopyalanması sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen “adli imaj alma”, “hash (özet) değeri tespiti” ve “şüpheliye/müdafiye imaj örneği verme” zorunluluklarına riayet edilmemiştir.
  2. Veri Bütünlüğünün Bozulması (Manipülasyon İddiaları): Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi ve çeşitli yargılamalarda dinlenen “Garson” beyanlarında ve teknik itirazlarda; Excel dosyalarına kolluk tarafından sonradan sütun eklendiği, dosya hash değerlerinin değiştiği, kopyalama hataları veya satır kaymaları olabileceği bizzat dile getirilmiştir 4. Bir dijital materyale müdahale edilmesi, CMK m. 206/2-a ve CMK m. 217/2 uyarınca delili hukuka aykırı hale getirmektedir.
  3. Fişleme Niteliği ve Tek Başına Yetersizlik: Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararlarında (ör. E. 2023/10190, K. 2023/10062) yer verilen savunma argümanlarında da belirtildiği üzere; üçüncü bir kişinin tek taraflı tuttuğu dijital fişleme notları, sanığın bu iradeye katıldığını gösteren somut dışsal olgularla (ByLock, tanık, toplantı tespiti vb.) desteklenmedikçe tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir.

Savunma Yöntemi

  • SD kartın ilk teslim anındaki adli imaj tutanağı, SHA-256 / MD5 hash değerleri ve teslim-tesellüm tutanakları talep edilmeli, CMK m. 134 usulüne aykırılık öne sürülmelidir.
  • Sanığın kodlama tablosundaki derecelendirmeyi doğrulayan hiçbir eyleminin (sohbet, himmet, operasyonel hat vb.) bulunmadığı vurgulanmalı, tek taraflı istihbari fişlemenin ceza muhakemesinde kesin ispat vasıtası olamayacağı ileri sürülmelidir.

6. Albatros ve Diğer Kurumsal Fişleme Listeleri

Mahiyeti ve Hukuki Statüsü

“Albatros” veri tabanı; özellikle yargı mensupları, mülki idare, askeri personel veya kamu bürokrasisine mensup kişilerin örgüt mensupları tarafından derecelendirildiği iddia edilen bir diğer dijital liste türüdür (1’den 5’e kadar seviyelendirme: 5 örgüt mensubu, 1 örgüte uzak şeklinde).

Hukuki İnceleme ve Savunma

  • Delil Niteliği: Albatros listeleri, kolluk veya istihbarat birimlerince ele geçirilen salt Excel/metin dosyalarıdır. Sanığın bilgisi ve iradesi dışında oluşturulmuş tek yanlı kayıtlar niteliğindedir.
  • Doğrudan Doğruyalık ve Delillerin Güvenilirliği: Anayasa Mahkemesi ve Danıştay yerleşik içtihatlarında; kim tarafından, ne zaman ve hangi objektif kriterlerle oluşturulduğu teknik ve hukuki kesinlikle tespit edilemeyen anonim listelerin tek başına cezalandırmaya veya ihraç işlemlerine gerekçe yapılamayacağı vurgulanmaktadır.
  • Savunma Stratejisi: Albatros listesinde geçen kodlamanın sanığın fiili yaşamı ve görev icrasıyla çeliştiği somutlaştırılmalı; listenin Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında “belge delili” vasfı taşımadığı, istihbari nitelikte bir iddiadan ibaret olduğu, CMK m. 217/2 gereğince hukuka uygun ve kesin somut delillerle teyit edilmedikçe hükme esas alınamayacağı belirtilmelidir.

7. Tanık, İtirafçı ve Etkin Pişmanlık Beyanları

Delil Niteliği ve Uygulamadaki Tehlikeler

Soruşturma veya kovuşturma aşamasında TCK m. 221 kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin anlatımları ile teşhis tutanaklarıdır. Bu beyanlar; ceza indiriminden yararlanma veya tutukluluktan kurtulma saikiyle verildiğinden kurgusal, çelişkili veya yönlendirilmiş olma riski barındırır.

Muhakeme Kuralları ve Savunma

  • CMK m. 210/1 Zorunluluğu: Olayın tek veya belirleyici delili bir tanığın anlatımından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka hâkim huzurunda dinlenmelidir. Kolluk veya savcılık ifadesinin duruşmada sadece okunmasıyla yetinilemez.
  • Soru Sorma Hakkı (Çapraz Sorgu): AİHS m. 6/3-d ve CMK m. 201 uyarınca sanık ve müdafiine tanığa doğrudan soru sorma imkânı tanınmalıdır.
  • Duyuma Dayalı Soyut Anlatımlar: “Sohbetlere gelirdi”, “cemaatçi olduğunu duydum”, “yapıdandı” şeklindeki genel ve tarihsiz beyanlar Yargıtay tarafından yetersiz kabul edilmektedir; yer, zaman, eylem ve şahıs bazında somutlaştırma aranmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Garson SD kartındaki Excel tablosunda ismimin karşısında örgüt mensubu olduğuna dair bir kod (A5, B4, C vb.) bulunması tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

Hayır. Yargıtay içtihatlarına ve ceza muhakemesi ilkelerine göre üçüncü bir şahsın tek taraflı olarak tuttuğu dijital fişleme notları, sanığın bu iradeye dahil olduğunu gösteren harici somut delillerle desteklenmedikçe tek başına silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetine esas alınamaz. Sanığın anılan kodlamaya uygun fiili bir örgütsel faaliyetinin (ByLock, ankesörlü arama, toplantı, himmet vb.) bulunup bulunmadığı araştırılmalı; dosya kapsamında bu yönde bağımsız bir sübut vasıtası yoksa şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmelidir.

Garson SD kart verilerine ilişkin bilişim güvenliği ve delil bütünlüğü itirazları nasıl yapılmalıdır?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi gereğince dijital materyallerin incelenmesinde imaj alma, hash değeri (MD5/SHA-256) çıkarma ve şüpheliye veya müdafiine bir kopya verme zorunluluğu bulunmaktadır 1. Garson’un Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki beyanlarında ve teknik itirazlarda; Excel dosyalarına sonradan sütun eklendiği, satır kaymaları ve veri çakışmaları olabileceği bizzat dile getirilmiştir. Savunmada; dijital delilin ilk teslim anındaki adli imaj tutanakları ile hash değerlerinin getirtilmesi, verinin müdahale görmemiş orijinal kütük olup olmadığının tespiti için adli bilişim uzmanı heyetinden rapor aldırılması talep edilmeli ve CMK m. 206/2-a ile m. 217/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen ya da bütünlüğü bozulan verilerin delil olarak kullanılamayacağı ileri sürülmelidir.

Garson SD kartında “SAY”, “EA” veya “Alan Dışı” kodlaması bulunması beraat veya takipsizlik sağlar mı?

Örgüt terminolojisinde bu kodlamalar; örgüte tam intibak etmeyen, örgütten uzaklaşan veya bağını koparan kişileri ifade etmektedir. Bu tür kodlamalar sanığın suç işleme kastı taşımadığını, hiyerarşik yapıya dahil olmadığını ve manevi unsurun oluşmadığını gösteren güçlü bir savunma dayanağıdır. Dosyada aleyhe başka somut delil bulunmadığı takdirde, bu kodlamalar lehe değerlendirilerek beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.

Albatros fişleme listelerinin hukuki niteliği nedir, idari ihraç veya ceza davasında tek başına delil sayılır mı?

Albatros listeleri de Garson SD kartı gibi kim tarafından ve hangi objektif kriterlerle oluşturulduğu denetlenemeyen anonim istihbari fişleme listeleridir. Danıştay ve Yargıtay kararlarında, kaynağı belirsiz Excel dökümlerinin tek başına ne idari ihraç işlemlerine ne de ceza mahkûmiyetine gerekçe yapılamayacağı yerleşik olarak kabul edilmektedir. İsnadın sübutu için listenin dışındaki somut vakıaların ve eylemlerin ispatı zorunludur.

Soruşturma aşamasında aleyhime beyanda bulunan itirafçı tanık duruşmaya çağrılmadan mahkûmiyet kurulabilir mi?

Hayır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 210. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenmek zorundadır. Önceki ifade tutanaklarının duruşmada okunması dinleme yerine geçmez. AİHM’in Al-Khawaja ve Tahery v. Birleşik Krallık içtihadı ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, sanığa tanığı sorgulama ve ona soru sorma imkânı tanınmadan kurulan mahkûmiyet hükümleri adil yargılanma hakkını ve savunma hakkını doğrudan ihlal eder.

Etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların beyanlarının ispat gücü nedir, bu beyanlar nasıl çürütülür?

5237 sayılı TCK’nın 221. maddesi kapsamında ceza indirimi veya cezasızlık elde etmek saikiyle ifade veren kişilerin beyanları şüpheli delil statüsündedir. Bu beyanların hükme esas alınabilmesi için doğruluğunun yan delillerle (HTS eşleşmesi, baz bilgisi, kamera kaydı vb.) teyit edilmesi gerekir. Savunmada tanığa CMK m. 201 uyarınca doğrudan soru yöneltilerek (çapraz sorgu); sanıkla hangi tarihlerde, hangi adreste görüştüğü, görüşmenin somut ayrıntıları sorulmalı ve tanığın somut olgu ortaya koyamayan soyut anlatımlarının cezadan kurtulma saikine dayandığı gösterilmelidir

“Sohbete gelirdi”, “Cemaatçi olduğunu biliyorum” şeklindeki soyut tanık anlatımları örgüt üyeliği için yeterli midir?

Yetersizdir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararlarına göre terör örgütü üyeliği suçunun oluşabilmesi için kişinin örgütle organik, hiyerarşik bağ kurması, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunması şarttır. Yer, zaman, sıklık ve eylem içeriği belirtilmeyen genel kanaat veya duyuma dayalı tanık anlatımları maddi delil vasfı taşımaz ve sübuta esas alınamaz.

Fotoğraftan teşhis tutanaklarının hukuki geçerliliği nedir?

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu Ek Madde 6 çerçevesinde teşhis işleminin usulüne uygun yapılması zorunludur. Benzer fiziksel özelliklere sahip birden çok kişinin fotoğrafları arasından seçtirilmeden, tek bir fotoğraf gösterilerek veya yönlendirme yapılarak tanzim edilen teşhis tutanakları hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz.

ByLock tespitinde sadece CGNAT (IP bağlantı) kaydı bulunması mahkûmiyet için yeterli midir?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kriterleri ve AİHM Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye kararı uyarınca, salt CGNAT kayıtları dinamik IP yönlendirmeleri ve port hataları nedeniyle tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilmez. Kişinin sisteme dahil olduğunu gösteren kesinleşmiş User-ID, kullanıcı adı, şifre ve mesaj/arama içeriklerini içeren ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının dosyaya kazandırılması şarttır.

AİHM’in Yüksel Yalçınkaya kararı kesinleşmiş ByLock cezaları için yeniden yargılama yolu açar mı?

Evet. AİHM Büyük Dairesi’nin Yüksel Yalçınkaya kararında Sözleşme’nin 6. (Adil yargılanma hakkı) ve 7. (Kanunsuz ceza olmaz) maddelerinin ihlal edildiği tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK m. 311/1-f uyarınca AİHM ihlal kararları kesinleşmiş hükümlerde yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Cezası infaz edilmiş veya infazı devam eden kişiler, kararın tebliğinden itibaren yasal süre içinde hükmü veren ilk derece mahkemesinden yeniden yargılama ve infazın durdurulmasını talep edebilir.

Ankesörlü veya sabit hattan 1-2 kez aranmış olmak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturur mu?

Hayır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre sabit hat aramalarının örgütsel nitelik taşıması için aramaların periyodik olması, ardışık aranma kurallarına uyması, mesai saatleri dışı yapılması ve hedef personelin aynı kuvvet ve denk rütbede olması gerekir. Tekil, cevapsız veya tesadüfi 1-2 arama hayatın olağan akışı kapsamında kalabilmekte ve üyelik için yeterli kabul edilmemektedir.

AYM’nin Gökhan Dişdiş kararının ankesör davalarındaki somut etkisi nedir?

Anayasa Mahkemesi’nin Gökhan Dişdiş (B. No: 2023/50081) kararında; dosyaya celp edilen bilirkişi raporunda ardışık aramanın bulunmadığı tespit edilmişken bu raporu tartışmadan ve Yargıtay’ın zorunlu kıldığı araştırmaları (operasyonel hat incelemesi, tüm görev yerleri HTS analizi, birlikte arananların akıbeti) yapmadan kurulan mahkûmiyet hükmü gerekçeli karar hakkının ihlali sayılmıştır. Bu karar, mahkemelerin lehe teknik raporları görmezden gelemeyeceğini kesin olarak ortaya koymuştur.

Bank Asya’ya 2014 yılından sonra para yatıran herkes ceza alır mı?

Hayır. Hesap hareketlerinin örgütsel talimat doğrultusunda yapılıp yapılmadığı araştırılır. Rutin bankacılık işlemleri (maaş ödemesi, kredi borcu tasfiyesi, kira geliri, mutat birikim vb.) suç oluşturmaz. Mahkûmiyet için aranan ölçüt; örgüt liderinin çağrısından sonra başka bankalardan kredi çekilerek, malvarlığı satılarak veya altın bozdurularak bankayı likidite krizinden kurtarma amacıyla bilinçli olarak bakiye artırılması veya katılım hesabı açılmasıdır.

Kapatılan bir sendikaya üye olmak örgüt üyeliği için yeterli midir?

Hayır. Yasal olarak faaliyet gösteren bir sendikaya üye olmak, Anayasa’nın 51. maddesi ve AİHS’in 11. maddesiyle güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğü kapsamındadır. AİHM ve Yargıtay içtihatları uyarınca; sendika üyeliğinin yanında doğrudan terör örgütü hiyerarşisine dahil olunduğunu gösteren başka somut ve bağımsız deliller bulunmadıkça salt sendika üyeliği mahkûmiyete esas alınamaz.

Ceza davasından beraat eden kamu görevlisi KHK ihracına karşı doğrudan görevine iade edilir mi?

Ceza davasında verilen beraat kararı doğrudan idari göreve iade sonucunu doğurmaz. KHK ile ihraç edilen kamu görevlilerinin idari yargı yolunu (İdare Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay) tüketmesi gerekir. İdari yargı yerleri ceza mahkemesinin beraat gerekçesini (TCK anlamında suç unsuru yokluğu ile irtibat/iltisak kavramı ayrımı) denetler; ancak beraat gerekçesinde fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması veya delil yokluğu durumları idari iptal davalarında güçlü bir hukuki dayanak oluşturur.

Konuyla İlgili Karar İncelemeleri

A. Ardışık Arama Anayasa Mahkemesi Kararı:

    Kararın Künyesi ve Başvuru Konusu

    • Mahkeme: Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm)
    • Başvuru Numarası: 2023/50081
    • Karar Tarihi: 2/9/2026
    • Başvurucu: Gökhan DİŞDİŞ (Olay tarihinde üsteğmen)
    • İhlal İddiası: Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası.

    Olayın Somut Özeti ve Yargılama Süreci

    Başvurucu hakkında, Amasya Piyade Eğitim Tugay Komutanlığında üsteğmen olarak görev yaptığı sırada, İstanbul’da bulunan ankesörlü/sabit hatlardan ardışık arandığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Hazırlanan ilk analiz raporunda başvurucunun 2012-2014 yılları arasında 7 farklı sabit hattan toplam 11 defa ardışık arandığı, bir aramada ise üsteğmen R.Ç. ile ardışık olduğu iddia edilmiştir. Başvurucunun ByLock kaydı, Bank Asya hesabı, müzahir dernek veya sendika üyeliği bulunmamaktadır.

    Yargılama aşamasında Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesince aldırılan 17/1/2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda:

    • İddianamede ardışık olduğu ileri sürülen aramaların tamamına yakınının ardışık arama niteliğinde olmadığı (arama yapılan diğer şahısların asker veya kamu görevlisi olmadığı ya da sonrasında başka arama bulunmadığı),
    • Sonuç olarak başvurucunun kamuya açık sabit hatlardan ardışık aramasının tespit edilemediği açıkça saptanmıştır.

    Buna rağmen mahkeme, dosyadaki teknik raporu adeta yok sayarak sanığın 1 kez R.Ç. ile ardışık arandığını, ayrıca tekil aramaların bulunduğunu belirterek TCK m. 314/2 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası vermiş; istinaf ve temyiz incelemelerinde (Yargıtay 3. Ceza Dairesi) bu hüküm onanmıştır.

    Anayasa Mahkemesi’nin Hukuki Değerlendirmesi

    Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın 36. maddesi (Gerekçeli karar hakkı) bağlamında incelemiş ve şu temel hukuki tespitlerde bulunmuştur:

    • Yargıtay İçtihat Kriterlerine Uymama: AYM; Yargıtay’ın ankesörlü aramalarda örgüt üyeliğinin hukuki kesinlikte tespiti için belirlediği zorunlu ilkeleri (operasyonel/patates hat araştırması yapılması, ardışık aranan tüm kişilerin soruşturma durumunun incelenmesi, tüm görev yerlerini kapsayan HTS kayıtları üzerinden uzman bilirkişi raporu aldırılması, UYAP beyan havuzu taraması) hatırlatmıştır.
    • Esaslı İddia ve Delillerin Karşılanmaması: Mahkûmiyetin yegane dayanağının sabit hat aramaları olduğu somut olayda, mahkemenin aldırdığı bilirkişi raporunda “ardışık arama kaydının bulunmadığı” tespit edilmesine karşın, derece mahkemelerinin bu raporla iddianame arasındaki açık çelişkiyi gidermediği ve savunmanın esasa etkili iddialarını gerekçesiz bıraktığı vurgulanmıştır.
    • Gerekçeli Karar Hakkı İhlali: Kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki savunma argümanlarının ve lehe bilirkişi raporunun tartışılmaması adil yargılanma hakkını sakatlamıştır.

    Kararın Uygulamaya ve Savunma Stratejilerine Etkisi

    Gökhan Dişdiş kararı, ceza savunması bakımından emsal niteliktedir:

    • Bilirkişi Raporları Karşısında Mahkemenin Sınırı: Mahkemeler, dosyaya celp edilen ve teknik veri içeren bilirkişi raporlarındaki tespitleri gerekçelendirmeden ve bilimsel karşı veri koymadan reddedemez ya da çarpıtamaz.
    • Tek Başına Ankesör Verisi: Başka hiçbir örgütsel kriteri (ByLock, Bank Asya, tanık vb.) bulunmayan sanıklar yönünden, şüpheli ve teknik olarak çürütülmüş tek bir aramanın veya tekil aramaların mahkûmiyete yetmeyeceği Anayasal denetimle teyit edilmiştir.
    • Yeniden Yargılama Yolu: AYM kararı doğrultusunda, benzer şekilde bilirkişi raporundaki lehe hususlar tartışılmadan mahkûm edilen ve cezası kesinleşen kişiler için yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311) ve bireysel başvuru süreçlerinde güçlü bir emsal zemin oluşmuştur.

    B. Ardışık Arama Anayasa Mahkemesi Kararı:

    Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, İ.K. başvurusunda (Başvuru No: 2023/42643, Karar Tarihi: 2/9/2026) adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının (Anayasa m. 36) ihlal edildiğine karar vermiştir.

    İhlalin ÖzetiMahkûmiyet hükmünde, başvurucunun karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddia ve savunmalarının mahkemece yeterince karşılanmaması ve Yargıtay içtihatlarında öngörülen araştırma işlemlerinin yapılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir.Temel GerekçeMahkeme, başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm ederken ağırlıklı olarak 2012-2013 döneminde İstanbul ve Şırnak’ta sabit/ankesörlü hatlar üzerinden yapılan tekil ve ardışık aramalara (HTS kayıtları ve ankesör analiz raporları) dayanmıştır. İhbar tutanağı ise tek başına mahkûmiyet nedeni yapılmamıştır. Bu durumda, ardışık arama kayıtlarının örgütle irtibatı ortaya koyan belirleyici delil niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.Başvurucu yargılamanın tüm aşamalarında şu hususları ileri sürmüştür:

    • Ardışık ve periyodik arama kayıtlarının örgütsel saikle yapıldığına dair delil bulunmadığı,
    • HTS kayıtları ile ardışık arama iddialarının birbiriyle uyumsuz olduğu,
    • Bazı aramaların cep telefonu kullanmayan aile bireyleri tarafından yapılmış olabileceği,
    • Ardışık arandığı iddia edilen kişilerin bir kısmını tanımadığı,
    • Yasal saklama süresi geçmiş HTS kayıtlarına dayalı delillerin hukuka aykırı olduğu.

    Yargıtay kararlarında (örneğin Murat Albayrak ve benzeri içtihatlar), kişilerin sabit/ankesörlü hatlarla örgütün mahrem yapılanmasına dâhil olup olmadığının hukuki kesinlikle ortaya konulabilmesi için şu araştırmaların yapılması gerektiği belirtilmektedir:

    • Ardışık aranan diğer kişiler hakkında soruşturma/kovuşturma olup olmadığının araştırılması, aşama ifadelerinin getirilmesi ve gerekirse tanık olarak dinlenmesi,
    • Sanığın bildirdiği GSM hattı dışında operasyonel/patates hat kullanıp kullanmadığının yetkili kurumlar nezdinde araştırılması,
    • Tüm görev yerlerini kapsayan HTS kayıtlarının getirilmesi ve üzerinde “arama sayısı, ardışık/periyodik olup olmadığı, saatler, süreler, farklı hatlar, aynı kuvvete mensup olma, şifreleme vb.” hususlarını gösteren analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlenmesi,
    • UYAP’ta araştırma yapılarak varsa ifade/beyanların getirilmesi ve duruşmada okunması, gerekirse beyan sahiplerinin tanık olarak dinlenmesi.

    Somut olayda ise:

    • Operasyonel hat araştırması yapılmamış,
    • Tüm görev yerlerini kapsayan HTS kayıtları temin edilmemiş,
    • Yargıtay’ın öngördüğü nitelikte analiz inceleme ve tespit raporu alınmamış,
    • Ardışık aranan kişilerin tamamı eksiksiz dinlenmemiş,
    • Güncel UYAP araştırması yapılmamıştır.

    Mahkeme, başvurucunun bu yöndeki savunmalarına ilişkin herhangi bir araştırma veya değerlendirme yapmamış, gerekçeli kararda bu hususlara cevap vermemiştir. Bu iddialar, davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte esaslı savunmalardır. Yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.Sonuç ve Giderimİhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar verilmiştir. Karar İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş; manevi tazminat talebi ise reddedilmiştir (yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle).Not: Bu karar, mahkûmiyetin esasına ilişkin bir beraat veya mahkûmiyet yönlendirmesi içermez. Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki sonucun çıkarılması yeniden yargılama yapacak mahkemeye aittir.