Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bünyesinde görev yapan polis memurları ve diğer emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturmaları, düzenlenen disiplin mevzuatına aykırı işlem yapılması halinde yürütülen idari soruşturmadır. Bu soruşturmalar çok ayrıntılı teferruat içeren, kendine özgü bir yapısı bulunan önemli idari süreçlerden biridir. Ancak uygulamada Emniyet Teşkilatı personeli, disiplin soruşturmasının nasıl yürütüldüğü, savunma hakkının kapsamı, disiplin cezalarına nasıl itiraz edileceği ve usul hatalarının sonuçları konusunda yeterli bilgiye sahip değildir.
Emniyet Teşkilatı personelinin bu idari soruşturma aşamasında hangi aşamalarda ne ile karşılaşacağı, bu aşamalarda nasıl davranması ve savunma vermesi gerektiği, hakları ve yükümlülükleri hakkında bilgi sahibi olması durumunda da bu durum disiplin soruşturmasına olumlu etki edecektir. Bu makalemiz de Doğanlar Hukuk ve Danışmanlık olarak Emniyet Genel Müdürlüğü disiplin soruşturmasının usul ve esaslarını ve karşılaşılabilecek durumları 7068 sayılı Kanun, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde ayrıntılı olarak ele alacağız.
Emniyet Genel Müdürlüğü Disiplin Soruşturması Nedir?
Disiplin Soruşturması, mevzuatta düzenlenen disiplin hükümlerine aykırı davranan kamu görevlileri hakkında yürütülen idari süreçlerdir. Emniyet Teşkilatında ise polis memurlarının veya diğer Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin görevleri sırasında ya da meslek vakarını etkileyecek davranışları nedeniyle haklarında yürütülen idari soruşturma olarak tanımlanabilir.
Genel olarak disiplin soruşturması;
- kamu hizmetinin düzenli yürütülmesini sağlama,
- teşkilat disiplinini koruma,
- kamu güvenini muhafaza etme,
- personelin görev kurallarına uygun hareket etmesini sağlama
amacı taşımaktadır.
Ancak bu amacı sağlarken de idarenin yetkileri sınırsız değildir. Disiplin mevzuatında bu yetkilerinin nasıl ve nereye kadar kullanabileceğine dair sınırlamalar ve usuller mevcuttur. İdare disiplin soruşturmasında bu sınırlamalara uymalı ve belirtilen usule göre disiplin soruşturmasını yürütmelidir. Uymaması halinde uymayan personel hakkında işlem başlatılabilir ve personele disiplin cezası verilmesi halinde ilerleyen dönemde disiplin cezasının iptaline neden olabilir.

Emniyet Disiplin Soruşturmasının Hukuki Dayanağı
Yukarıda bahsedildiği gibi idari soruşturmalar yayınlanan mevzuat çerçevesinde yürütülmelidir. Hangi eyleme hangi cezaların verileceği, bu disiplin cezalarının hangi usul ve sürelerde verileceği gibi disiplin soruşturmasının temel unsurları bu mevzuat çerçevesinde oluşturulmaktadır. Bu mevzuat idareye yetkiler verdiği gibi sınır da çizmiştir.
Emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin işlemleri başta şu mevzuata dayanmaktadır:
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
- 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun
- 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu
- Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu disiplin hükümleri bakımından tüm kamu görevlileri için Genel Kanun niteliğindedir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun ise Genel Kolluk Kuvvetleri için Özel Kanun niteliğindedir. Aynı konuyu düzenleyen iki normdan biri genel, diğeri özel kanun niteliğinde ise; önce veya sonra yürürlüğe girdiğine bakılmaksızın özel kanun hükümleri geçerli olur. Emniyet Teşkilatı personeli için 7068 sayılı kanun Özel Kanun niteliğinde olduğu için 7068 sayılı kanun uygulanacaktır. Bu kanunda hüküm bulunmaması halinde de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik disiplin işlemleri için yardımcı niteliğindedir. 3201 sayılı kanun Emniyet Teşkilatının Genel işleyişine ilişkin hususları düzenler. Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik ise Emniyet Teşkilatındaki Disiplin Kurullarının çalışma işlemlerine ilişkin hususları düzenleyen mevzuattır.
Disiplin Soruşturması Nasıl Başlar?
Emniyet Genel Müdürlüğü’nde disiplin soruşturması disiplin suçuna konu eylemin öğrenilmesi ile başlar. Bu eylemler farklı şekilde öğrenilebilir. Bunlar;
- İhbar; disiplin suçuna konu eylemin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildirilmesi durumudur.
- Şikâyet; ihbarda olduğu gibi disiplin suçuna konu eylem bildirilir. Ancak şikayette farklı olarak bu eylemden bizzat etkilenen kişiler bildirime bulunur.
- Tutanak; Emniyet Teşkilatının iç işleyişinde tespit edilen kanuna ve hukuka aykırılıklara istinaden tutulan belgedir.
- Müfettiş raporu; Teşkilatın iç işleyişine ilişkin müfettiş tarafından yapılan teftiş sonucunda düzenlenen rapordur. Raporda hukuka ve kanuna aykırı durum tespiti bulunması halinde disiplin soruşturması için dikkate alınır.
- Amirin tespiti; Amirin astlarını denetleme yetkisi vardır. Bu denetimde disiplin cezası gerektirecek bir durum tespiti halinde söz konusu durumu disiplin soruşturması yapan birime bildirmek zorundadır.
- Denetim raporu; Teşkilatın iç işleyişine ilişkin müfettiş veya amirler tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen rapordur. Raporda hukuka ve kanuna aykırı durum tespiti bulunması halinde disiplin soruşturması için dikkate alınır.
- Adli soruşturma bilgisi; adli makamlarca Emniyet Teşkilatı personeli tarafından suç işlendiği tespiti halinde bu durum Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildirilir. Bildirim de bulunurken işlenen suça ilişkin belli başlı delilleri de gönderir. Bu bilgilere göre de EGM gerekli görmesi halinde disiplin soruşturması başlatır.
Emniyet Genel Müdürlüğü yukarıda sayılan hallerin biriyle disiplin suçu işlendiği şeklinde haberinin olması halinde disiplin soruşturması başlatabilir. Disiplin soruşturması başlatıp başlatmama konusuyla ilgili de takdir yetkisi vardır. Ayrıca her ihbar doğrudan ceza verilmesini gerektirmez. Öncelikle olayın araştırılması ve disiplin hukuku bakımından değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü adli makamları ilgilendiren suç işlendiği tespiti halinde bu olayı mutlaka adli makamlara bildirmek zorundadır. Konusu suç teşkil eden olayı bir tevdi raporu ile savcılığa bildirilmesi gerekmektedir. Bu bildirim yükümlülüğünün bir zorunluluğudur.
Disiplin Soruşturmasının Aşamaları
Emniyet teşkilatında disiplin soruşturması en başından sonuna kadar belli bir silsile halinde ilerlemektedir. Genel olarak disiplin soruşturması şu aşamalardan oluşur.
1. Disiplin Suçu’nun Öğrenilmesi
Yukarıda sayılan hallerin biri aracılığıyla disiplin suçuna konu eylemin öğrenilmesi halinde, EGM’nin disiplin soruşturması yapılıp yapılmayacağı konusunu değerlendirir. Yapılan her bildirim otomatik olarak soruşturma başlatılmasına neden olmaz. Bu konuyla ilgili idarenin takdir yetkisi mevcuttur. Eğer soruşturma yapılmayacaksa da bu durum disiplin soruşturması yapılmasına gerek olmadığına dair karar verilerek kapanması gerekir.
2. Disiplin Soruşturma Onayı
Disiplin suçuna konu olay hakkında soruşturma yapılmasına karar verildiğinde, yetkili disiplin amiri tarafından disiplin soruşturması açılmasına dair onay verilmesi zorunludur; bu onayda olayın detayları anlatılır ve suça karışan personelin adı, soyadı ile sicil numarası mutlaka belirtilir. Eğer personel henüz tespit edilmemişse öncelikle olayın araştırılmasına yönelik genel bir onay verilir, araştırma sonucunda personel belirlendiğinde ise o kişi hakkında özel disiplin soruşturması onayı ayrıca alınır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde bu onay genellikle Emniyet Genel Müdürü, Vali veya kaymakam tarafından düzenlenir.
3. Soruşturmacının Görevlendirilmesi
Disiplin amiri, fiili öğrendikten sonra soruşturmayı bizzat yürütebilir. Ya da disiplin soruşturma onayının ardından olayı araştıracak bir muhakkik veya müfettiş (Soruşturmacı) görevlendirebilir. Görevlendirme işlemi genellikle disiplin amirinin yetkisiyle Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı veya İl Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Muhakkik veya müfettişin görevi onay verilen personelin disiplin suçunu işleyip işlemediğinin araştırılmasıdır. Bu araştırma yaparken de yukarıda sayılan mevzuata göre yetki ve sorumlulukları mevcuttur.
4. Delillerin Toplanması
Muhakkik ve müfettiş (Soruşturmacı) disiplin suçuna konu olayı araştırırken tüm delilleri toplama yükümlülüğü vardır. Bu deliller olayın açığa çıkarılması için gerekli tüm belge ve kayıtlar olabilir. Bunlara örnek olarak;
- kamera kayıtları,
- tanık beyanları,
- resmi belgeler,
- görev kayıtları,
- elektronik veriler,
- yazışmalar
sayılabilir.
Soruşturmacının en önemli yetkilerinde biri olayı aydınlatacak tüm delilleri tüm kurumlardan talep edebilmesidir. Ayrıca lehe ve aleyhe tüm delilleri toplamak ve elde edilen delillerin hukuka uygun elde edilmesi gibi yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüklere aykırı disiplin soruşturması yürütülmesi halinde de idari yargılama sonucunda disiplin cezasının iptali sonucu doğabilir.
4. İfade Alınması
Disiplin soruşturmasında hakkında işlem yürütülen personele savunma hakkı tanınması, Anayasa’nın 129. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesi ile güvence altına alınmış temel bir haktır. İfade alınmadan disiplin cezası talep edilmesi durumunda işlem şekil yönünden ağır sakatlık nedeniyle iptal edilir.
Disiplin soruşturmasında ifade, soruşturmacının disiplin soruşturması sürecinde olayı aydınlatmak amacıyla alınan beyanlardır. Soruşturmacı hakkında soruşturma yapılan memurun ifadesini almaya yetkilidir. Bunun yanında olayın açığa çıkartılması için tanıkta dinleyebilir.
İfade, yazılı veya yüz yüze (tutanakla) alınabilir; yemin ettirilmez. Bu ifade, savunma yerine geçmez. Bu açıdan disiplin kurulundan önce alınan savunma ile farklıdır. İfade alınmadan önce hakkında soruşturma yürütülen personele isnatlar açıkça bildirilmeli ve savunmasını hazırlaması için uygun süre tanınmalıdır. İfade alma esnasında avukatın yardımından faydalanılabilir ve ifadeye avukatla birlikte katılabilirsiniz. Ayrıca soruşturmacıdan soruların yazılı olarak bildirilmesi istenilip yazılı olarak cevap verme durumu da mümkündür.
5. Rapor Düzenlenmesi
Soruşturmacı var olan yetki ve yükümlülükleri çerçevesinde olayı araştırır. Lehe ve aleyhe olan hususları değerlendirir. Oluşan kanaate göre de disiplin soruşturma raporunu düzenler. Disiplin soruşturma raporunda;
- disiplin cezası verilmesini,
- ceza verilmesine yer olmadığını
önerebilir.
Soruşturmacı hazırlamış olduğu disiplin soruşturma raporunu kendisini görevlendiren disiplin amirine sunar. Disiplin soruşturma raporunda;
- Soruşturma onayının tarih ve sayısı,
- Soruşturmaya başlama tarihi,
- Disiplin amirinin fiili öğrenme tarihi,
- Muhbir/şikâyetçinin kimliği (varsa),
- Hakkında soruşturma yapılan personelin kimlik ve görev bilgileri,
- İddia konusu olayın özeti,
- Fiilin gerçekleştiği tarih ve yer.
- Toplanan tüm delillerin listesi ve özeti (kamera kayıtları, resmi belgeler, elektronik veriler, tutanaklar vb.).
- Raporda atıf yapılan belgelerin asılları veya onaylı örnekleri
- Hakkında soruşturma yapılan personelin ifadesi,
- Tanık beyanları ve diğer kişilerden alınan bilgiler.
- Konuya ilişkin mevzuat
- Lehe ve aleyhe delillerin tartışılarak analiz edilmesi,
- Fiilin sabit olup olmadığının değerlendirilmesi
- Önerilen disiplin cezası ile ilgili sonuç kanaati bölümü
Bulunması gerekmektedir. Bu hususlardan herhangi birinin eksikliği idari yargılama da disiplin cezasının iptaline sebep olabilir. Soruşturmacı ceza vermez; sadece teklifte bulunur. Asıl karar, raporun incelenmesinden sonra disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu tarafından verilir.
6. Son Savunma İstenmesi
Disiplin soruşturmasının en kritik ve zorunlu aşamalarından biri, hakkında soruşturma yürütülen personele son savunma hakkının tanınmasıdır. Memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Bu hak, soruşturma sürecinin son aşamasında kullanılır ve “son savunma” olarak adlandırılır. Son savunma istemi soruşturmacı tarafından değil disiplin amiri tarafından yapılmaktadır. Soruşturmacı sadece ifade alabilir, son savunma isteme yetkisi yoktur.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nde son savunma istem yazısı Hukuk Müşavirliği tarafından il kadrosunda çalışan personele İl Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından tebliğ edilir. Bu tebliğde şu hususlara yer verilir;
- Son savunma istem yazısının tebliğinden itibaren de en az (7) gün içerisinde son savunmanın verilmesi gerektiği, son savunma vermemesi halinde de savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı belirtilir.
- Aynı zamanda savunmasının sözlü ve/veya yazılı olarak hangi şekilde vermek istediği sorulur. Her ikisini de seçmek mümkündür.
- Sözlü savunma vereceğini beyan etmesi halinde ilerleyen zamanda düzenlenecek Disiplin Kuruluna katılması zorunludur.
- Sözlü savunmaya personelin çalışmış olduğu ilden görüntülü olarak katılma imkanı da mevcuttur. Tebliğde bu husus kendisine sorulur.
- Sözlü savunmaya avukatla katılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak konusunda uzman ve disiplin hukuku bakımından tecrübeli bir avukat il sözlü savunmaya katılma halinde dosyaya olumlu etki edecektir.
- Yazılı son savunma vermek istemesi halinde ise hakkındaki iddialara karşı hukuki bir savunma vermesi gerekir. Bu yazılı savunmayı kendisi de hazırlayıp verebileceği gibi konusunda uzman bir disiplin avukatının desteğiyle de verebilir.
- Bu tebliğ ile birlikte personele kendisi hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporunun tamamı veya çok sayıda personel olması halinde de sadece kendisiyle ilgili bölümü verilir.
- Bu tebliğde personel hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporu ekinde yer alan belgeler verilmez. Bu belgelerin tebliğde yazan IBAN numarasına belirli miktar ücretin yatırılması halinde dijitallerinin verileceği bildirilir.
7. Disiplin Amirinin veya Kurulun Kararı
Disiplin amiri tarafından verilebilecek cezalar,
- Uyarma,
- Kınama ve
- Aylıktan kesme
Cezalarıdır. Bu cezalar için Disiplin Kurulunda savunma yapılmaz. Bu nedenle sözlü savunma durumu söz konusu değildir.
Disiplin Kurulu tarafından verilebilecek cezalar;
- Kademe İlerlemesinin Durdurulması
- Memurluktan Çıkarma
- Kamu Görevinden Çıkarma
Olarak sıralanabilir. Bu cezalar için disiplin kurulu düzenlenir. Bu nedenle disiplin kurulunda sözlü savunma yapılabilir. Kurul yapılmadan makul bir süre içerisinde personele tebliğ edilmesi gerekmektedir. Makul bir süre verilmemesi verilecek cezanın iptali sonucu oluşturabilir.
Düzenlenen disiplin soruşturma raporu yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulunca görüşülür. Lehe ve aleyhe olan hususlar ile savunma hakkı gibi temel ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek gerekçeli bir karar verilir.

Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı
Disiplin soruşturmalarında en önemli anayasal haklardan biri savunma hakkıdır. Anayasa’nın 129. Maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesi uyarınca, emniyet personeline savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma alınmadan tesis edilen disiplin cezası, şekil yönünden ağır sakatlık nedeniyle hukuka aykırı kabul edilir ve idari yargıda iptal edilebilir.
Savunma hakkı, soruşturma sürecinin son aşamasında kullanılır ve bu bakımdan ifade alma süreciyle ayrışır. Muhakkik/soruşturmacı yalnızca ifade alabilir; asıl (son) savunma, tüm deliller toplandıktan ve muhakkik raporu düzenlendikten sonra disiplin amiri (veya yetkili disiplin kurulu) tarafından istenir.
Hakkında disiplin soruşturması yapılan personelin savunma hakkının ihlal edilmemesi için savunma istem yazısında aşağıdaki hususların açık, somut ve anlaşılabilir şekilde belirtilmesi gerekir;
- İsnat edilen fiil veya hâller yer, zaman, kişi ve olay unsurları net olarak yazılmalı;
- Bu iddiaların dayandığı delillerin özeti belirtilmeli,
- İsnat edilen eylemin hukuki nitelendirmesi yapılmalı,
- 7068 sayılı Kanun’da yer alan hangi fiil veya hâlin hangi bent/alt bent kapsamında değerlendirildiği gösterilmeli,
- Savunma için verilen en az (7) günlük süre ile
- Süre içinde savunma yapılmaması halinde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağına ilişkin açık ihtar belirtilmelidir.
Yukarıda sayılan hususlardan bir tanesinde bile eksiklik ve belirsizlik olması, savunma hakkının ağır ihlali olduğu için idari işlemin sakatlanmasına sebep olur. Bu durumda idari yargıda yapılacak yargılamada iptal sebebi olabilir.
Savunma yazılı olarak yapılabileceği gibi, talep halinde sözlü de alınabilir. Personel, savunmasını bizzat veya vekili aracılığıyla sunabilir. Savunma isteminden sonra personel, soruşturma dosyasını inceleme, ek delil sunma ve tanık dinletme talebinde bulunabilir; bu talepler makul ölçüde karşılanmalıdır. Ceza soruşturmasında alınan savunma, disiplin savunması yerine geçmez; disiplin bakımından ayrı savunma alınması zorunludur.
Usulüne uygun savunma hakkı tanınmadan verilen her disiplin cezası, yargı denetiminde iptal edilebilir. Bu nedenle savunma isteminin, soruşturma tamamlandıktan sonra, tüm usul kurallarına uygun biçimde yapılması büyük önem taşır. Savunma hakkı, personelin bizzat kullanabileceği gibi avukat (vekil) aracılığıyla da kullanılabilir. Polis disiplin soruşturmalarının kendine özgü yapısı olması nedeniyle polis disiplin hukuku konusunda özel bilgi birikimine sahip olan ve konusunda uzman disiplin hukuku avukatı tarafından yürütülmesi gerektirir. Polis disiplin soruşturma dosyalarında avukatın rolü, özellikle karmaşık dosyalarda ve ağır ceza riski bulunan durumlarda büyük önem taşır.
Emniyet Personeline Verilebilecek Disiplin Cezaları
Emniyet personeli ile ilgili verilebilecek disiplin cezaları konusunda biri genel ve biri özel olmak üzere iki disiplin mevzuatı bulunmaktadır. Bunlardan ilki Genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’dur. İkincisi ise özel kanun niteliğindeki 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’dur. Emniyet personeli hakkında disiplin cezalarına ilişkin özel kanun niteliğinde olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun uygulanacaktır.
7068 sayılı Kanuna göre uygulanabilecek başlıca disiplin cezaları;
- Uyarma
- Kınama
- Aylıktan kesme
- Kısa süreli durdurma
- Uzun süreli durdurma
- Meslekten çıkarma
- Devlet memurluğundan çıkarma.
Şeklinde aynı kanunun 8. Ve 9. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
MADDE 8- (1) Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek.
b) Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynaklarının kullanılmasında gösterilmesi gereken makul seviyedeki özeni göstermemek.
c) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlere geç kalmak.
ç) (Kaldırılmıştır)
d) Özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek veya erken ayrılmak ya da günlük mesai saatlerine riayet etmemek.
e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak.
f) Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek.
g) Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmak (Amir tarafından karar verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtmek için amire yaptığı itiraz bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.).
(2) Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Görev sırasında, mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak.
b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak.
c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç dönmek.
ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak.
d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veya bulundurulmasına izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak biçimde yüzük, bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleri takmak.
e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.
f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak.
g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söylemek.
ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilen demirbaş tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veya ciddiyetle bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikler yapmak.
h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak.
ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek.
i) (Kaldırılmıştır.)
(3) Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
а) Üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller;
1) Mevzuat veya talimata aykırı olarak eksik kuşam ve teçhizatla göreve çıkmak.
2) Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak.
3) Özlük hakları ile ilgili veya başka bir kişisel menfaat temini için başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek.
4) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saate kadar göreve gelmemek.
5) Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak.
6) Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek.[3]
7) Görevli bulunduğu sırada görev gereği olmaksızın veya amirin izni olmadan resmi kıyafet ile kahvehane, kıraathane, lokal, kulüp ve benzeri yerlerde oturmak.
8) Amirinden izin almaksızın görevli bulunduğu il sınırları dışına çıkmak.
9) Emrinde çalışanları veya Devletin araç ve gereçlerini idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın özel işlerinde kullanmak.
10) Kendisine verilmiş olan personel kimlik kartını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek.
11) Bazı isteklerini yerine getirmek, kişisel bir menfaat sağlamak, görev veya sorumluluktan kaçmak gibi amaçlarla hastalığını abartmak veya olmadığı halde bir rahatsızlığı varmış gibi göstererek günlük mesainin bir kısmına katılmamayı alışkanlık haline getirmek.
12) Herhangi bir yolu, yeri veya kişiyi arayıp soranlara cevap vermemek, baştan savmak.
13) Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek.
14) Haklı bir neden olmadan kişileri bekletmek.
15) Selamlama ile ilgili olarak belirlenmiş kurallara riayet etmemek.
16) Resmi protokol kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak.
17) Görevdeyken, yetkili makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görev veya hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşmak.
18) Kılık ve kıyafet ile ilgili olarak mevzuatta belirlenmiş kurallara uymamak.
b) Dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller;
1) Kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek.
2) Resmi belge veya göreve ilişkin evrakı kaybetmek.
3) Önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden Devlet malı eşyanın hasar görmesine veya kaybolmasına neden olmak.3
4) İzinli olduğu zamanlarda resmi kıyafetle, izinli olmadığı zamanlarda görevli olmaksızın resmi veya sivil kıyafetle, personelin girmesine veya oturup eğlenmesine izin verilen yerler dışındaki kahvehane, lokal, kulüp veya benzeri yerlerde oyun oynamak.
5) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saatten fazla ve iki güne kadar (ikinci gün dahil) göreve gelmemek.
6) Mühür veya beratını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek.
7) Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlemlerini tamamlamadan ya da devir ve teslim işleri tamamlanamadığı takdirde ilgili mevzuatında belirtilen süre dolmadan görev yerinden ayrılmak.
8) Görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri görevin sona ermesine ya da kurumca istenmesine rağmen geri vermemek.
9) İzin verilen haller dışında üniforma giymemek.
c) Onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller;
1) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın iki günden fazla ve üç güne kadar (üçüncü gün dahil) görevine gelmemek.
2) İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek.
3) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olay, bilgi ve emirleri zamanında iletmemek.
4) Görev sırasında kişilere karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak.
5) Denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak.
(4) Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
а) Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek.
2) Denetim görevini yerine getirmemek.
3) İzinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar (beşinci gün dahil) göreve gelmemek.
4) Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek.
5) Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak.
6) Toplu olarak sözlü veya yazılı şikâyette bulunmak.
7) Görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak.
8) Bu Kanunda ayrıca disiplinsizlik olarak tanımlanmamış olmak kaydıyla astları veya mesai arkadaşlarına yönelik olarak sürekli ve sistemli her türlü baskı ve taciz uygulamak.
b) Altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak.
2) Kabul edilebilir mücbir sebepler haricinde borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek.
3) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla görevle ilgili olmayan veya saygısızca konuşmalar yapmak ya da anlaşılmaz sesler çıkarmak.
4) Teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makine, cihaz ve teçhizatta ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla hasara sebep olmak.
5) Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak.
6) Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.
7) Bir görevin kendisine tevdi edildiğini öğrendikten sonra mazeretler ileri sürmek suretiyle göreve başlamayı geciktirmek.
c) On ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olayları ve bunlarla ilgili bilgileri amirlerinden ve resmen istenmesi halinde görevli ve yetkili kuruluş ve kişilerden gizlemek.
2) Yetkili olmadığı halde basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları veya diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna bilgi ya da demeç vermek.
3) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak.3
4) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu yaralamaya sebebiyet vermek.
5) Aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarını tehdit etmek,
(5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Oniki ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak.
2) Görev sırasında kişilere veya herhangi bir nedenle kurum binalarına gelen ya da getirilenlere hakaret etmek.
b) Onaltı ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Devlet malı motorlu araçları, muhabere araçlarını, silah veya mühimmatı ihmal nedeniyle kaybetmek.
2) Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.
3) Görev sırasında herhangi bir şekilde uyumak veya uyuklamak.
c) Yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) İzinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar (dokuzuncu gün dahil) görevine gelmemek.
2) Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak.
3) Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak.
ç) Yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek ya da bu fiilin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak.[4]
2) Silahla yaralama suçunu kasten işlemek.4
3) Meskûn yerlerde, binalarda, herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde silah atmak.
4) Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek.
5) Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek.
6) Kişinin iffetine yönelik söz söylemek, fiil veya harekette bulunmak.
7) Amir veya üste hakaret etmek.
8) Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek.
9) Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek.
10) Amir veya üstlerini sözlü veya fiili olarak tehdit etmek.
11) Göreve ilişkin her türlü yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan kaldırmak ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak.
12) Kriptolu telsiz cihazının ve her türlü kriptolu cihazın kaybını veya çalındığını, idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın ilgili birime derhal bildirmemek.
13) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek.
(6) Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak veya personel arasında bu yolda ayrım yapıcı tutum ve davranışlarda bulunmak.
b) Göreve çıkılmaması için propaganda yapmak, kışkırtmak, zorlamak, karar alınmasını sağlamak, alınan bu karara katılmak veya karar uyarınca göreve çıkmamak.
c) Amir ya da üstlerinin icraatına karşı çıkmak ve bu hareketi toplu hale dönüştürerek görev yapılmasını ya da göreve çıkılmasını engellemek, buna katılmak, katılmaya tahrik ya da teşvik etmek.
ç) Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak.
d) Hizmetle ilgili her türlü dosya, kayıt, resmi evrak veya belgeyi ya da örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek, verilmesine göz yummak.
e) Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak.
f) Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkân vermek.
g) Bilerek ve isteyerek suç kanıtlarını yok etmek veya bunların yok olmasına neden olmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak veya bu fiillere yardımcı olmak.
ğ) Devlet malı araç, gereç, hayvan, silah, mermi ve mühimmatı satmak veya mal edinmek, personel kimlik kartını, araç, gereç, hayvan, silah ve mühimmatı başkalarının kullanımına vermek.
h) Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek.
ı) Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak.
i) Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek.
j) Görev mahallinde veya görevli bulunduğu sırada alkollü içki içmek veya içilmesine göz yummak.
k) Göreve sarhoş veya alkollü içki içtiği belli olacak biçimde gelmek.
l) Resmi kıyafetle umuma açık yerlerde alkollü içki içmek veya resmi kıyafetli olarak gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmek.
m) Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, nakledilmesine, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak, kullanılmasını kolaylaştırmak ya da özendirmek.[5]
n) Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak.
o) Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak.
ö) Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek.
p) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile öngörülen grev yasağı kapsamına giren eylemlerde bulunmak.
r) Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.
s) Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak ya da siyasal eylemlerde bulunmak, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak.
ş) İffetsizliği bilinen veya anlaşılmış olan bir kimse ile bilerek evlenmek ya da evlilik bağını devam ettirmek veya böyle bir kimseyi yanında bulundurmak ya da nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek.
t) Kanuna aykırı olarak sendikalara üye olmak, sendikaların veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine görevli olmaksızın katılmak, açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi kıyafetli veya silahlı olarak katılmak ya da üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı ya da gösteri yürüyüşlerini düzenlemek veya bunlara katılmak.
u) Görevde kullanılan telsiz, telefon haberleşmesini veya kurum içi iletişim sistemlerini kasıtlı olarak engellemek.
ü) Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek.
v) Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek.
y) Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak.
z) Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini ifşa etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın kaydetmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etmek, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel verileri kaydetmek, kişisel verileri bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek, kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olduğu halde bu görevini kasıtlı olarak yerine getirmemek, gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmek, silmek, gizlemek, değiştirmek veya bozmak, sayılan fiilleri emir vererek yaptırmak.
aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek.
bb) Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına vermek.
cc) Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunmak yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmak.
çç) Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak.
dd) Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak.[6]
ee) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla amir ya da üstleri hakkında olumsuz yönde eleştirici nitelikte konuşmalar yapmak.
ff) Dernek kurmak ya da spor dernekleri dışındaki derneklere üye olmak.
gg) Vakıf kurmak veya Bakanlıkça belirlenmiş vakıflardan başka vakıfların organlarında görev almak.
hh) Fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişilerle bilerek ilişki kurmak.
Devlet memurluğundan çıkarma
MADDE 9- (1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır;
a) Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak.
b) İşkence yapmak.

Polis Disiplin Kurulları
Emniyet personeli hakkında düzenlenen disiplin soruşturmalarında disiplin cezası verilmesi önerilmesi halinde karar mercii Polis Disiplin Kurullarıdır. Polis Disiplin Kurullarında doğrudan sicil amirleri tarafından verilen cezalar karara bağlanmaz. Bu nedenle Polis Disiplin Kurullarında sadece muhakkik ve müfettiş tarafından disiplin soruşturma raporu düzenlenen kişiler hakkında karar verilir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurulları oluşumları, görevleri ve yetkileri ile sorumlulukları, disiplin kurullarının verdiği kararların nasıl kesinleşeceği 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 16-18. maddelerinde düzenlenmiştir. Polis Disiplin Kurulları, disiplin cezasının türü veya hakkında disiplin soruşturma yapılan kişinin polis veya öğrenci olmasına göre değişmektedir.
28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle, 5 Nisan 1980 tarihli ve 16951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren emniyet personeline ilişkin disiplin işlemleri ile disiplin kurullarının işleyişi, 7068 sayılı Kanun ve ilgili diğer güncel mevzuat hükümleri kapsamında yürütülmektedir. Kanun’un 35. maddesi uyarınca, disiplin kurullarının toplanma, görüşme ve karar vermesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça yönetmelikle düzenlenebilir; mevcut durumda usuller Kanun hükümleri ve genel idare hukuku ilkelerine göre uygulanmaktadır.
Buna göre Polis Disiplin Kurulları ve özellikleri şu şekilde sıralanabilir;
- İl polis disiplin kurulları; Vali yardımcısı başkanlığında; il hukuk işleri müdürü (bulunmadığı durumda ilgili vali yardımcısı), emniyet müdürü (veya görevlendirdiği yardımcı / en yüksek rütbeli amir), asayiş şube müdürü ve personel şube müdüründen oluşur. İl emniyet kadrosundaki polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki memurlara bütün disiplin cezalarını; komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlere ise meslekten çıkarma hariç diğer cezaları vermeye yetkilidir. Meslekten çıkarma dışındaki kararlar vali onayıyla, meslekten çıkarma kararları ise vali önerisi + Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu uygun görüşü + Bakan onayıyla kesinleşir.
- Eğitim ve öğretim kurumlarındaki polis disiplin kurulları; Kurum müdürü başkanlığında; aynı kurumda görevli en yüksek rütbeli (rütbe eşitliğinde kıdemli üç) amir ile öğretmenler arasından Emniyet Genel Müdürü tarafından seçilen bir kişiden oluşur. Kurum kadrosundaki polis memurları, emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki memurlar ile kurumda öğrenim gören polis memuru ve adaylarına bütün disiplin cezalarını vermeye yetkilidir.
- Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu;Personel işleriyle görevli genel müdür yardımcısı başkanlığında; Personel Daire Başkanı, Polis Teftiş Kurulu’ndan bir başmüfettiş, Emniyet Genel Müdürü’nce görevlendirilen bir daire başkanı ve bir hukuk müşavirinden oluşur. Genel Müdürlük, il ve eğitim kurumlarındaki 8–5. meslek derecesi personeline meslekten çıkarma hariç cezaları; il kadrolarındaki komiser yardımcısı/komiser/başkomiserlere meslekten çıkarma cezasını; merkez teşkilatı ve eğitim kurumlarındaki komiser sınıfı ile merkez polis memurlarına ise bütün disiplin cezalarını vermeye yetkilidir.
- Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu; Emniyet Genel Müdürü başkanlığında; Bakan tarafından görevlendirilen iki genel müdür yardımcısı, Polis Teftiş Kurulu Başkanı ve Birinci Hukuk Müşavirinden oluşur. 8–5. meslek derecesi personeline meslekten çıkarma; 1–4. meslek derecesi personeline durdurma ve daha alt cezaları vermeye yetkilidir. İl polis disiplin kurullarından gelen meslekten çıkarma dosyalarını görüşür; kararları Bakan onayıyla kesinleşir. (1–4. meslek derecesi için meslekten çıkarma yetkisi Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’ndadır.)
Kararların kesinleşmesi (m. 18):
İl polis disiplin kurulu kararlarından meslekten çıkarma dışındakiler vali onayıyla; meslekten çıkarma olanlar vali önerisi + Yüksek Disiplin Kurulu uygun görüşü + Bakan onayıyla kesinleşir. Merkez ve eğitim kurullarının meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürü onayıyla; meslekten çıkarma olanlar Yüksek Disiplin Kurulu uygun görüşü + Bakan onayıyla kesinleşir. Yüksek Disiplin Kurulu kararları Bakan onayıyla kesinleşir. Uygun görülmeyen veya uygun görüş verilmeyen dosyalar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’nca kesin karara bağlanır.
Polis Disiplin Kurullarının inceleme ve karar süreci
Disiplin kurulları, 7068 sayılı Kanun’un 16-18. maddelerinde yer alan yetki ve yükümlülüklere (ve Kanun’un soruşturma usulüne ilişkin diğer hükümlerine) göre hareket eder. Eski 1980 tarihli yönetmelikte ayrıntılı düzenlenen toplanma, raportörlük, görüşme usulleri vb. kaldırıldığı için süreç doğrudan Kanun ve genel ilkeler çerçevesinde yürütülür:
- Dosyayı inceler; Muhakkik veya müfettiş tarafından düzenlenen soruşturma raporu ile birlikte tüm evrak, deliller, ifadeler ve ekler eksiksiz şekilde incelenir. Dosyanın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, delillerin yeterliliği ve isnatların somutluğu değerlendirilir.
- Eksiklikleri Değerlendirir ve Tamamlatır; Kurul, dosyada eksik gördüğü hususları tespit eder. Bu kapsamda ilgili kişi ve mercilerden ek bilgi ve belge isteyebilir; tanık dinleyebilir, bilirkişi görevlendirebilir, keşif yapabilir veya kriminal inceleme talep edebilir. Gerekli gördüğü takdirde soruşturmayı tamamlatmak üzere ara karar verebilir.
- İlgili personelin savunmasını dikkate alır; Hakkında disiplin cezası istenen personelin yazılı savunması dosyada yer alır. Özellikle meslekten çıkarma veya devlet memurluğundan çıkarma gibi ağır cezaların söz konusu olduğu hallerde personel, kurul önünde sözlü veya yazılı olarak (bizzat veya avukatı aracılığıyla) savunma yapma hakkına sahiptir. Kurul, bu savunmayı mutlaka değerlendirir ve kararında göz önünde bulundurur.
- Gerekçeli karar oluşturur; Yapılan inceleme, deliller ve savunma çerçevesinde oy çokluğuyla karar verilir. Karar;
– disiplin cezası verilmesine,
– ceza verilmesine yer olmadığına,
– karar verilmesine yer olmadığına
veya kurulun yetkisizliğine ilişkin olabilir. Karar mutlaka gerekçeli yazılır; hangi delillere dayanıldığı, savunmanın nasıl değerlendirildiği ve cezanın neden seçildiği açıkça belirtilir.
Kurul kararları, toplantı sırasında özet halinde kaydedilir ve üyelerce imzalanır. Gerekçeli karar metni daha sonra yazılarak ilgiliye tebliğ edilir. Bu süreçte gizlilik esastır ve kararlar yargı denetimine tabidir.
Disiplin Soruşturmasında Sık Görülen Usul Hataları ve Emsal Kararları
Disiplin soruşturmalarının kendine özgü yapısı olması nedeniyle usul ve esas yönünden çok sayıda hata yapılmaktadır. Bu hataların tespiti ve iptal davalarında emsal kararlarla desteklenmesi halinde iptal kararları verilmektedir. Bu nedenle davalarda kullanılmak üzere en yaygın hatalar ve buna uygun emsal kararlar şu şekilde sıralanmıştır;
- Savunma hakkının kısıtlanması konusuyla ilgili Emsal Karar;
Danıştay 12. Daire, E: 2019/7499, K: 2023/197, T: 06.02.2023
Davacı, öğretmen olarak görev yaparken (önceki görev yeri Tokat/Erbaa’da) öğrenciler hakkında cinsel taciz iddiaları nedeniyle disiplin soruşturması geçirmiş; Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/1-E-(g) maddesi (“Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak”) uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası almıştır. Davacı bu işlemin iptali ve görevden ayrı kaldığı dönem maaşlarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açmıştır. İlk derece İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi de istinaf istemini reddetmiştir. Davacı temyiz yoluna başvurmuştur.
Danıştay, esasa girmeden usul hatası üzerinden karar vermiş; Anayasa m. 129/2 ve 657 sayılı Kanun m. 129-130 uyarınca memurluktan çıkarma cezasında Yüksek Disiplin Kurulu’nca son savunma hakkı tanınmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, bu hakkın usulüne uygun kullanılmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Bu karar, disiplin hukukunda (özellikle en ağır ceza olan memurluktan çıkarmada) savunma hakkının şeklî değil, gerçek ve etkili kullanılması gerektiğini net biçimde vurgular. Yüksek Disiplin Kurulu aşamasında “son savunma”nın alınmaması, tek başına işlemi usulsüz ve iptale tabi kılar. Mahkemelerin esasa girerek “fiiller sabit” demesi, usul eksikliğini gideremez. Karar, Anayasa ve 657 sayılı Kanun’daki güvencelerin pratikte nasıl uygulanacağını gösteren önemli bir emsaldir; benzer davalarda sıkça atıf yapılır ve idarelerin disiplin süreçlerinde usule daha sıkı riayet etmesini sağlar. Bozma sonrası idare, usule uygun son savunma alarak yeniden işlem tesis edebilir.
- Gerekçesiz karar verilmesi konusuyla ilgili Emsal Karar;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 13.01.2021 tarihli E: 2019/2899, K: 2021/3 sayılı kararı
Daire kararının davacının iddia ve taleplerine yönelik ilgili mevzuatın yorumu ile iptali istenen düzenlemelerin hukuka uygunluk denetimini yapmaksızın, yani uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir gerekçeye yer vermeksizin davanın reddine karar verdiği; bu durumun Anayasa m. 141/3, İYUK m. 2 ve 24’e aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği savunulmuştur. Gerekçenin hem temyiz merciinin denetimine elverişli hem de kararı uygulayacak idare açısından yeterli açıklıkta olması zorunluluğu vurgulanmış, adil yargılanma hakkı (Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6) kapsamında gerekçeli karar hakkına atıf yapılmıştır.
Bu karar, idari yargıda gerekçeli karar hakkını güçlendiren önemli bir emsaldir. Mahkemelerin keyfi veya denetlenemez karar vermesini engeller, taraflara güven sağlar, üst yargı denetimini mümkün kılar ve idarenin kararı doğru uygulamasına imkân tanır. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli kararlar bozma sebebi oluşturduğu için usul güvencelerini somutlaştırır ve adil yargılanma standardını yükseltir.
- Eksik inceleme yapılması konusuyla ilgili Emsal Karar,
Danıştay 13. Daire’nin 21.12.2021 tarihli E: 2021/4110, K: 2021/5249 sayılı kararı
Daire, daha önceki bozma kararında (E: 2016/4515, K: 2021/1021) İdare Mahkemesi’nin, davacının Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davadaki bilirkişi raporu ve teknik tespitler (ihale dokümanında yer almayan zemin kırım işinin niteliği) çerçevesinde gerekli araştırmayı yapmadan, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verdiğini belirtmiş; bu nedenle İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmederek bozmuştur. Karar düzeltme istemi üzerine de uyuşmazlık yeniden incelenmiştir.
Bu karar, idari yargıda maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması zorunluluğunu vurgular. Eksik inceleme ile verilen kararlar, hem adil yargılanma hakkını ihlal eder hem de hukuka uygunluk denetimini zayıflatır. Mahkemelerin dosyadaki tüm delil ve teknik unsurları değerlendirmesi gerektiğini gösteren emsal niteliğindedir ve benzer davalarda sıkça atıf yapılır.
- Delillerin değerlendirilmemesi konusuyla ilgili Emsal Karar;
Danıştay 5. Daire, E: 2016/16487, K: 2017/2194, T: 13.02.2017
Zabıt kâtibi olan davacı hakkında terör örgütüne yardım ve görevi kötüye kullanma iddiasıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiş; İdare Mahkemesi, ceza yargılamasındaki delillere (telefon görüşmeleri vb.) dayanarak davayı reddetmiştir. Danıştay ise, idari yargı merciinin ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak ceza yargılamasında elde edilen maddi delilleri, mahkeme kararını ve disiplin soruşturma raporunu hükme esas alarak değerlendirmesi gerektiğini belirtmiş; gerekli soruşturma yapılmadan, olay ve sorumlularla ilgili bilgi-belge toplanmadan ve deliller tartışılmadan karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Bu karar, disiplin hukukunda maddi gerçeğin araştırılması, yeterli delil ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkelerinin geçerliliğini pekiştirir. İdarenin ve mahkemelerin delilleri ayrıntılı ve tarafsız biçimde değerlendirmesini zorunlu kılarak adil yargılanma güvencesini güçlendirir; yalnızca adli yargı sonucuna dayanılarak verilen disiplin cezalarının iptaline yol açabilecek önemli bir emsaldir.
- Tarafsız soruşturma yürütülmemesi konusuyla ilgili Emsal Karar;
Danıştay 8. Daire’nin 12.12.2005 tarihli E: 2004/3334, K: 2005/5118 sayılı kararı
Daire, soruşturmayı yürüten kişi ile cezayı tesis eden kişinin aynı olmasının, kamu vicdanında ve ilgilinin nezdinde şüphe doğurduğunu, tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini belirtmiş; bu nedenle dava konusu disiplin işleminde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetmiştir. Soruşturmacının taraf konumunda bulunması veya olayla doğrudan ilgili olması da aynı sonuca yol açar.
Bu karar, disiplin soruşturmalarında tarafsızlık ve objektiflik güvencesini güçlendiren temel emsallerden biridir. İdarenin soruşturma ve ceza makamlarını ayırmasını zorunlu kılarak adil yargılanma hakkını korur; benzer davalarda sıkça atıf yapılan ve disiplin süreçlerinin usulüne uygun yürütülmesini sağlayan önemli bir içtihattır.
- Zamanaşımı hükümlerine uyulmaması konusuyla ilgili Emsal Karar;
Danıştay 5. Daire’nin 2021/5936 sayılı kararı ile 2. Daire’nin E: 2021/2876 sayılı Kararı
Daireler, eylemin işlendiği tarih itibarıyla disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını tespit etmiş; idarenin bu durumda dosyayı zamanaşımı nedeniyle kapatması gerekirken ceza vermesini hukuka aykırı bulmuştur. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra ceza tesis edilemeyeceği ve bu aykırılığın doğrudan iptal sebebi olduğu vurgulanmıştır.
Bu kararlar, disiplin hukukunda zamanaşımı kurumunun kamu görevlisini süresiz ceza tehdidinden koruyan temel bir güvence olduğunu pekiştirir. İdarenin süre kurallarına sıkı şekilde uymasını zorunlu kılarak hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerini güçlendirir; zamanaşımına uğramış dosyalarda verilen cezaların iptaline yol açan önemli emsallerdir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Disiplin Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
EGM (Emniyet Genel Müdürlüğü) personelinin disiplin cezasına itiraz süreci, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 30. maddesine göre düzenlenmiştir. İtiraz ile disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından verilen disiplin cezasına itiraz edilmektedir. İtiraz süreci dava değil kurum içerisinde yapılan bir itiraz sürecidir. İtiraz zorunlu değildir; doğrudan yargı yoluna da gidilebilir. Ancak idari itiraz, süreci uzatmadan cezanın gözden geçirilmesini sağlar.
İtiraz cezanın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa ceza kesinleşir. İtiraz yazılı bir dilekçe ile yapılabilir. İtiraz dilekçesinde verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ve disiplin hukuka hakim olan ilkelere aykırı olduğu hususları açıklanmalı ve verilen disiplin cezasının iptali istenmelidir. İtiraz avukatın desteğiyle yapılabilir. Konusunda uzman ve yetkili bir disiplin hukuku avukatı tarafından itiraz sürecinin yürütülmesi halinde itiraz kabul edilme ihtimali artar.
İtiraz mercileri ise şu şekildedir;
- Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara → Bir üst disiplin amirine.
- Vali veya Emniyet Genel Müdürü tarafından doğrudan verilen cezalara → Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na.
- Kaymakam tarafından verilen cezalara → Valiye.
İtiraz mercisi, itirazı 30 gün içinde karara bağlamak zorundadır. İtiraz üzerine verilen karar (özellikle Yüksek Disiplin Kurulu kararı) genellikle kesindir. İtiraz yapmak zorunlu değildir; doğrudan yargı yoluna da gidilebilir. Ancak idari itiraz, süreci uzatmadan cezanın gözden geçirilmesini sağlar.
Disiplin Cezasına Karşı Nasıl Dava Açabilirim?
Disiplin cezasına karşı yapılan itiraz reddedilirse, süresi içerisinde itiraz edilmezse veya ceza kesinleşirse artık verilen disiplin cezasına karşı iptal davası açmak gerekmektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 7 uyarınca, disiplin cezasının (veya itiraz sonucu verilen kararın) tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde dava süre aşımı nedeniyle reddedilir.
Disiplin cezasına ilişkin açılan dava da yetkili mahkeme disiplin cezası alan personelin görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesidir. Açılacak dava disiplin cezasını veren idareye karşı açılır. Örneğin disiplin cezasını il disiplin kurulu vermişse Valiliğe, Emniyet Genel Müdürlüğü disiplin kurulları vermişse Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararlarına karşı İçişleri Bakanlığı’na karşı dava açılır.
Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar mutlaka yer almalıdır;
- Davacı ve davalının kimlik bilgileri ile adresleri,
- Dava konusu işlemin (disiplin cezasının) tarihi, sayısı ve özeti,
- Tebliğ tarihi,
- İptal talebinin gerekçeleri (savunma hakkının kısıtlanması, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmemesi, tarafsızlık ihlali, yetkisizlik, zamanaşımı gibi usul hataları ve esasa ilişkin itirazlar),
- Deliller listesi,
- Varsa yürütmenin durdurulması talebi,
- Sonuç ve talep.
Dava dilekçesinin eklerinde;
- Disiplin cezası kararının aslı veya onaylı sureti,
- Tebliğ alındısı,
- İtiraz dilekçesi ve sonucu (varsa),
- Savunma dilekçesi, soruşturma raporu ve diğer deliller,
- Vekâletname (avukat aracılığıyla açılacaksa).
Mutlaka bulunmalıdır.
Disiplin cezalarına karşı açılacak iptal davaları, usul ve esas yönünden oldukça teknik bir alandır. Savunma hakkının ihlali, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmemesi, tarafsızlık ilkesi, yetkisiz makam ve zamanaşımı gibi birçok iptal sebebi, ancak alanında uzman bir disiplin hukuku avukatı tarafından doğru tespit edilip dilekçeye işlenebilir.
Bu nedenle, özellikle meslekten çıkarma, kademe ilerlemesinin durdurulması gibi ağır cezalar söz konusu olduğunda, sürecin başından itibaren disiplin hukuku konusunda deneyimli bir avukattan destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi ve davanın başarı şansının artırılması açısından büyük önem taşır.
Disiplin Cezasına Karşı Yürütmenin Durdurulması
Disiplin cezaları idari işlem niteliğindedir ve direkt olarak uygulanmaya başlaması halinde personelin maaşını, kariyerini ve hatta mesleğini doğrudan etkiler. Özellikle kamu görevinden çıkarılma ve meslekten çıkarma gibi cezaların derhal uygulanması halinde personel maddi anlamda sıkıntıya düşecek bu durum hem ailesini hem de kendisini maddi ve manevi anlamda yıpratacaktır. Yürütmenin durdurulması ise bu tür telafisi güç zararlar önleme amacıyla yapılmaktadır.
İYUK m. 27 uyarınca, mahkeme işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte bulunması durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Savunma hakkının kısıtlanması, eksik inceleme, tarafsızlık ihlali veya zamanaşımı gibi usul hataları “açıkça hukuka aykırılık” kabul edilirken; maaş kaybı, görevden uzaklaşma ve sicil kaydı gibi sonuçlar da “telafisi güç zarar” oluşturur.
Yürütmenin durdurulması talebi, iptal davası dilekçesinde ileri sürülebilir. Dava dilekçesinde telafisi güç zararların etkili bir şekilde ifade edilmesi veya açıkça hukuka aykırılık unsurların detaylı bir şekilde açıklanması personelin dava sürecince cezanın olumsuz etkilerinden korunmasını sağlar. Bu nedenle davanın disiplin hukuku alanında uzman bir avukat tarafından yönetilmesi önerilir.
Polis Disiplin Soruşturmasın Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)
Polis hakkında disiplin soruşturması ne kadar sürer?
Polis hakkında disiplin soruşturmasının süresi dosyanın kapsamına (delil yoğunluğu, tanık sayısı, bilirkişi ihtiyacı vb.) göre değişmekle birlikte, soruşturmanın makul sürede tamamlanması zorunludur. 7068 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre zamanaşımı kuralları şöyledir:
- Fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren soruşturmaya başlama süresi; uyarma, kınama, aylıktan kesme ile kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında 1 ay, meslekten çıkarma ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarında 6 aydır.
- Fiilin işlendiği tarihten itibaren ise 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar (sürekli veya zincirleme fiillerde hesaplama farklıdır).
Bu süreler aşıldığında ceza verilemez. Bu nedenle genellikle müfettiş ve muhakkikler bu süreler içerisinde soruşturmayı bitirmeye çalışmaktadır.
Disiplin cezasına nasıl itiraz edilir?
Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde bir üst disiplin amirine yazılı itiraz yapılabilir. Vali veya Emniyet Genel Müdürü’nün verdiği cezalara Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na, kaymakamın verdiklerine ise valiye itiraz edilir. İtiraz 30 gün içinde karara bağlanır.
İtiraz reddedilirse ne yapılabilir?
İtiraz reddedilirse, süresi içinde itiraz edilmezse veya ceza kesinleşirse, tebliğden itibaren 60 gün içinde görev yapılan yerdeki İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi de ileri sürülebilir.
Cezaya itiraz etmek zorunlu mudur?
Hayır, zorunlu değildir. Ancak 10 günlük süre içinde üst makama yazılı itiraz etmek, cezanın yeniden incelenmesini sağlar ve çoğu durumda faydalıdır. İtiraz edilmezse ceza kesinleşir.
Eksik inceleme veya delillerin tarafsız değerlendirilmemesi iptal sebebi midir?
Evet. Gerekli araştırma yapılmadan, deliller ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmeden veya yalnızca adli yargı kararına atıf yapılarak verilen cezalar hukuka aykırı kabul edilir ve bozulabilir/iptal edilebilir.
Savunma alınmadan disiplin cezası verilebilir mi?
Hayır. Savunma hakkı temel bir güvencedir ve kural olarak savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
Disiplin cezasına karşı dava açılabilir mi?
Evet. Şartları oluştuğunda yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Adli soruşturma ile disiplin soruşturması aynı şey midir?
Hayır. Disiplin soruşturması idari nitelikte olup, adli soruşturmadan bağımsız olarak yürütülebilir.
