15–16 Eylül 2026’da TERA ve ATLAS gibi bazı fonların KAP açıklamalarında katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğu ilanının ardından 17 Eylül 2026’da SPK, yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonlarını alım-satıma kapattı ve unvanları sayılan 131 fonun Kurulca belirlenecek yöntemle tasfiyesine karar verdi. Tasfiye kararı verilen şirketler Tera, Pusula, Atlas, Hedef, A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy’dür. Tasfiye, yeni pay ihraç etmeden ve kural olarak yeni iade emri kabul etmeden portföyün nakde çevrilmesi, borçların ödenmesi ve bakiyenin pay sahiplerine dağıtılmasıdır. Pay silinmiş değildir; ancak alım-satış durmuştur.

SPK, 2026/61 sayılı bültenle tasfiyenin nasıl işleyeceğini ilan etti. Buradaki kritik hüküm A/6’dır. Takasbank’ın TEFAS platformu üzerinden verilmiş, fakat gerçekleştirilememiş iade talimatlarında oluşan tutar, fonda kalan pay gibi değil, fonun borcu gibi yazılır. Tasfiye sırasında varlıklar satılıp nakit oluştukça, bu borç önce ödenir. Kalan para, fonda payı duran diğer yatırımcılara payları oranında dağıtılır.

A/6 aynı zamanda saat sınırı koyar. İhbarlı fonlarda 17 Eylül saat 13.30’dan sonra iletilen talimatlar tasfiye esaslarına girer. Para piyasası fonlarında ölçü bu saat değildir. Ölçü, o fonun izahnamesinde yazılı gün sonu valör atlama saatidir. Bu saatten sonra verilen talimat da tasfiye havuzuna alınır. Tasfiye süresi önce en fazla 3 aydı. 20 Eylül 2026 tarihli kararla bu süre 6 aya çıkarıldı.

28 Eylül 2026 duyurusu, bu saat kuralının fiilen nasıl uygulanacağını üç duruma ayırdı;

  • Birinci durum, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatlardır. Bunlar platformun olağan işleyişine dahil edilmiştir. Yani kapanış kararından önce sisteme girmiş emirler, sonradan topluca yok sayılmamıştır.
  • İkinci durum, 17 Eylül’de verilen talimatlardır. Fonlar o gün TEFAS’ta işleme kapalı olduğu için, platforma iletilen tüm talimatlar iptal edilmiştir. Saat 13.30’dan önce verilmiş olması bu iptali kendiliğinden engellemez. Bu yatırımcılara emir fiyatı değil, tasfiye bakiyesinden fondaki payları oranında ödeme yapılır.
  • Üçüncü durum, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş, fakat fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması yüzünden gerçekleşmemiş talimatlardır. Duyuru bunları A/6’nın uygulanması bakımından tasfiye kapsamına alır. İddia burada, “pay oranıyla sıraya girdim” değil, “iletilmiş fakat ödenmemiş iade tutarı fon borcu yazılsın ve nakitten önce ödensin” cümlesidir.

1 Ekim 2026 duyurusu, bu tasfiyeye ek bir usul getirdi. Tera, Pusula, Atlas ve Hedef fonlarında mutabakatı tamamlanan pay sahiplerine, tasfiye bitmeden ara ödeme yapılacak. Bu ödeme son alacağın yerine geçmez. Yatırımcının sonunda hak kazanacağı tutardan mahsup edilir. Hesap, MKK’nın her hak sahibi için çıkaracağı net yatırım tutarına göre yapılır. Net tutar 1 milyon TL’nin altındaysa o net ödenir. Üzerindeyse o fondan en fazla 1 milyon TL ödenir. Sınır yatırımcının bütün fonlarının toplamına değil, her fona ayrı uygulanır. Ara ödeme karşılığında pay geri alınmaz. Pay, nihai tasfiye ödemesinde iade edilir.

7 Ekim 2026’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu çerçevenin kaynağını ve sınırını açıkladı. Oluşan özel zararlar için Hazine kaynağı kullanılmayacak. Ödeme, fonun kendi varlığı, tahsil edilen alacaklar ve el konulan malvarlığının satışından gelen tutarla yapılacak. Tasfiyeyi Tera kapsamındaki 6 fonda İş Bankası, geri kalan 125 fonda Ziraat Bankası yürütecek.

Olağanüstü tasfiyenin özü, 1 milyon liraya kadar anaparanın ödenmesidir. Ara ödeme, daha sonra hak kazanılacak tutardan düşülür. Esas alınan rakam MKK’nın hesaplayacağı net yatırım tutarıdır ve tavan yine 1 milyon liradır. Çekilmiş anapara ve kâğıt üzerindeki kâr bu avansın konusu değildir. Olağan tasfiye kapsamındaki 17 fonda 43.643 yatırımcıya ödeme başlayacaktır. Atlas’taki 16 fonda bulunan 56.614 kişi için, gerekli teminat alınırsa olağan tasfiye kurallarıyla ödeme planlanır. Nihai bakiyenin 5–6 ayda oluşturulması hedeflenir. Tera tarafındaki 1 milyon liraya kadar anapara ödemesinin Ekim içinde başlaması ise olağanüstü tasfiye kurallarını taşıyan kanun teklifinin yasalaşmasına bağlıdır.

8 Ekim 2026’da başlayan ilk ödeme, bu 1 milyon TL’lik avans değildir. A1 Capital, Bulls ve Pardus’un olağan tasfiyesindeki 17 fonda bulunan 43.643 yatırımcıya ilişkindir. Tera, Pusula, Atlas ve Hedef fonlarındaki anapara avansı, teklif yasalaşmadan başlamaz. Teknik hazırlık tamamlanmıştır; kanun henüz çıkmamıştır. Ödemeler TMSF bünyesinde açılan 131 isteğe bağlı iade hesabı ve bir genel hisse iade hesabı üzerinden izlenir. Fonun kendi kaynağı o fonun alacaklılarına kullanılır. Genel hesaba gelen kaynak, SPK’nın belirleyeceği yöntemle fonlara dağıtılır. El konulan malvarlığının satış geliri geri kazanım hesabına aktarılır.

PBLK NEDİR, HUKUKİ STATÜSÜ NEDİR?

MKK ekranında fon payı tek bir satırda durmaz. Pay, bir alt hesapta izlenir. PBLK ve SERB  kodları bu alt hesapların statüsünü gösteren kodlardır ve çokça karıştırılmaktadır.

SERB, payın serbest göründüğü alt hesaptır. PBLK ise “TEFASP İşlem Blokaj Althesabı”dır ve anlamı şudur: TEFAS’ta işlem gören pay, satım veya iade talimatı verildiği için bloke edilmiştir ve yeniden satılamaz hale getirilmiştir. Talimat numarası, saat ve “iptal edilemez” ibaresi bu durumu güçlendirir.

PBLK tek başına senet veya bağımsız bir alacak kâğıdı değildir. Teknik bir kayıttır. Hukuki sonuç, bu kaydın dayandığı işlemden çıkar. Zincir dört halkadan oluşur.

  • Yatırımcı geçerli bir iade talimatı vermiştir.
  • Talimat TEFAS’a iletilmiştir.
  • Paylar bu yüzden PBLK’ye alınmıştır.
  • Buna rağmen bedel ödenmemiş ve talimat gerçekleştirilememiştir.

Bu dört durum bir aradaysa yatırımcı, fonda bekleyen sıradan pay sahibi değildir. 2026/61 sayılı bültenin A/6 hükmü uyarınca fonun öncelikli alacaklısıdır. Gerçekleşmeyen iade tutarı fon hesabına borç yazılır. Tasfiyede varlıklar satılıp nakit oluştukça bu borç önce ödenir. Kalan para, payı duran diğer yatırımcılara payları oranında dağıtılır. Öncelik, ekrandaki PBLK harflerinden değil, A/6’nın bu gerçekleşmeyen talimata bağladığı fon borcundan doğar. PBLK, o borcun MKK’daki görünür kaydıdır.

Ekranda PBLK yazması, herkese otomatik olarak “önce senin paran ödenecek” demek değildir. 28 Eylül duyurusu iki grubu ayırır. 17 Eylül’de emri platforma kadar gidip de o gün iptal edilen kişi, emirdeki fiyattan öncelikli alacaklı sayılmaz; fon satılıp ne kalırsa payı oranında alır. Buna karşılık 16 Eylül ve daha önce emrini TEFAS’a iletmiş, fakat fonun borcunu ödeyememesi veya fiyat açıklamaması yüzünden parasını alamamış kişinin iddiası güçlenir: bu tutar fonun borcu gibi yazılır ve kasaya giren nakitten, fonda bekleyen diğer pay sahiplerinden önce ödenmesi istenir.

Ekranda SERB yazması, “hiç emir vermedim” demek değildir. Emir bankanın sisteminden çıkmamış, kesim saatinden sonra kalmış veya 17 Eylül’de denendiğinde “satılabilir pay yok” cevabı dönmüş olabilir. Bu durum, 16 Eylül’de verilmiş, TEFAS’a iletilmiş ve PBLK’de görünen emirle aynı kefeye konmaz. Birincisinde tartışma, bankanın emri zamanında iletip iletmediğidir. İkincisinde tartışma, iletilmiş ama ödenmemiş emrin fonun borcu sayılıp nakitten önce ödenip ödenmeyeceğidir.

Hesaba yatan ara ödeme de PBLK hukuki statüsünün önceliğini kendiliğinden bitirmez. 1 Ekim kararı, mutabakatı tamamlanan kişiye, fonda kalan net anaparası üzerinden ve fon başına en fazla 1 milyon TL avans verilmesini öngörür. İletilmiş ama gerçekleşmemiş emrin ayrıca ve önce ödeneceğine dair bir kural koymaz. Yatan para, sonunda hak kazanılacak tutardan düşülecek avanstır. Paranın gelmesi, alacağın tamamının alındığı anlamına gelmez ve haktan vazgeçmek sayılmaz. PBLK’li ve emri TEFAS’a iletilmiş kişi dekontu saklamalı, “yatan tutar ara ödemedir, mahsup edilecektir; emir fiyatı ve kalan alacak saklıdır” diye yazmalı, “tamamını aldım” dememelidir.

Ödeme yatmadan hesap kapatılmaz, bekleyen emir iptal edilmez, “bakiye alacak yoktur” yazısı veya ibraname imzalanmaz. İptal, PBLK kaydını ve emir saatini zayıflatır. Talimat ekranı, emir numarası, tarih ve saat, 17 ve 21 Eylül ile ödemeden hemen önceki MKK dökümü bir arada saklanır.

Sean Lovison is a financial planner and CPA committed to helping clients align financial decisions with broader life objectives.

SENARYOLAR VE HER BİRİNDE YAPILABİLECEKLER

Söz konusu süreç yaşanırken farklı fonlarda farklı zamanlarda farklı işlemler yapılması nedeniyle yine farklı senaryolar oluşmaktadır. Bu bölümde yaşanan durum 6 senaryoya göre şekillendirilmiş ve bu senaryolara göre hukuken yapılabilecekler hakkında bilgilendirme yapılacaktır.

  • Senaryo 1: 16 Eylül saat 13.00’den önce emir verildi, kabul edildi veya gerçekleşti

16 Eylül saat 13.00’den önce satış emri verilmiş, emir kabul edilmiş veya gerçekleşmişse yatırımcı artık fonda bekleyen sıradan pay sahibi değildir. Geri ödeme bedelinin alacaklısıdır. Fonun sonradan tasfiyeye alınması, doğmuş bu alacağı kendiliğinden silmez. Pay PBLK’de kilitliyse ve para hesaba yatmamışsa bu kayıt, “önce benim alacağım ödensin” iddiasının izidir.

İlk iş, emri kabul eden kuruma ve fonu kuran şirkete “kararlaştırılan bedeli ve gecikme faizini ödeyin” diye yazılı ihtar göndermektir. Emir kaydı, ödenmeyen gün ve KAP’taki temerrüt duyurusuyla SPK’ya da şikâyet edilir. Para gelmezse alacağın tespiti ve tahsili için dava açılır; gecikme sürerse icra yolu değerlendirilir. Aracı kurum parayı alıp yatırımcıya geçirmediyse kuruma karşı ayrıca kusur talebi doğar. Fonun malına kolayca haciz konulamaz. Haciz daha çok kurucu veya yöneticinin kişisel mal kaçırdığı şüphesinde anlam kazanır. Yatırımcı Tazmin Merkezi kendiliğinden devreye girmez. Bunun için aracı kurumun parayı veya kıymeti teslim edememesi ve SPK’nın tazmin kararı gerekir.

  • Senaryo 2: 16 Eylül saat 13.00’den önce emir verildi, sistem reddetti, iptal etti veya iletmedi

Emir erken saatte verilmiş ama TEFAS’a ulaşmamışsa öncelikli alacak kendiliğinden doğmaz. Pay fonda kalmış olabilir. Burada tespiti gereken bankanın veya aracı kurumun emri zamanında iletip iletmediği ve aynı durumdaki yatırımcıya eşit davranılıp davranılmadığıdır. MKK’da SERB görünen bu satır, TEFAS’a iletilmiş ve PBLK’de kilitli 16 Eylül emriyle aynı dilekçeye yazılmaz. SERB satırında iddia, kurumun emri iletmediği veya haksız reddettiğidir. PBLK satırında iddia, iletilmiş emrin fon borcu sayılıp önce ödenmesidir.

Aracı kurumdan yazılı olarak emir kaydı, ret kodu, iletim denemesi, TEFAS teyidi ve aynı saatte sistem kesintisi olup olmadığı istenir. Kurucudan, o saatlerde geri ödemenin açık olup olmadığı ve KAP duyurusunun hangi anda yürürlüğe girdiği sorulur. Gerekçe yoksa veya “sistem hatası, iletilemedi” deniyorsa noter ihtarı ve SPK şikâyeti, ekran görüntüsü ve saat bilgisiyle yapılır. Kayıt silinebileceği için mahkemeden delil tespiti istenebilir. Dava önce emri iletmeyen kuruma açılır. Eşit işlem veya izahname ihlali varsa fonu kuran şirket de hasım yapılır. Talebiniz de kademeli yapılmalıdır, ilk önce emrin geçerli olduğu ve geri ödeme kapsamında olduğu savunulmalıdır. Kabul edilmemesi halinde de zararın tazmin edilmesi talep edilmelidir. Aynı saatte başkalarının emri geçmişse iddianız güçlenir. Kesim saati geçmiş veya platform kapanmışsa iddianız zayıflar.

  • Senaryo 3A: 16 Eylül’de, saat 13.00’den sonra emir verildi ve fiyata bağlandı

Bu senaryo yalnız 16 Eylül’de TEFAS’a iletilen emir içindir. Saat 13.00’den sonra verilmiş olsa bile emir kabul edilmiş ve bir fiyata bağlanmışsa yatırımcı, fonda bekleyen sıradan pay sahibi değildir. Bağlanan bedelin alacaklısıdır. Fonun sonradan tasfiyeye alınması bu alacağı kendiliğinden silmez. Pay PBLK’de kilitliyse ve para yatmamışsa bu kayıt, “önce benim bedelim ödensin” iddiasının izidir.

17 Eylül sabahı verilen emir bu senaryoya girmez. Aynı fiyata tabi olması yetmez. O gün platforma giden emirler iptal edilmiştir. Bu yatırımcıya emirdeki fiyattan değil, fon satıldıktan sonra kalan paradan payı oranında ödeme yapılır.

Yapılacak iş, emri kabul eden kuruma ve fonu kuran şirkete yazılı ihtar göndermektir. İhtarda bağlanan fiyat, ödeme günü ve ilk KAP duyurusu, sonradan çıkan düzeltmenin yanına konur. İstenen, bağlanan fiyattan ödeme ve gecikme faizidir. “Artık yeni aylık fiyata tabisiniz” sözü bu alacağı düşürmez. Kurucu, kabul kaydına rağmen emri tasfiye havuzuna iterse SPK’ya şikâyet edilir ve alacağın tespiti ile tahsili için dava açılır. Bağlanan fiyat ile tasfiyede oluşan düşük fiyat arasındaki fark, doğmuş borçtan tek taraflı düşülemez. Ara ödeme gelse bile “tamamını aldım” denmez. Yatan tutarın avans olduğu ve kalan alacaktan düşüleceği yazılır.

  • Senaryo 3B: 16 Eylül ve öncesinde emir TEFAS’a iletildi, bekledi ve gerçekleşmedi

Bu, öncelik iddiasının en net alanıdır. Emir 16 Eylül veya daha önce TEFAS’a ulaşmış, pay PBLK’ye alınmış, fakat fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması yüzünden satış gerçekleşmemiştir. 2026/61 sayılı bültenin A/6 hükmüne göre bu tutar fonun borcudur. Tasfiyede kasaya giren nakitten, fonda bekleyen diğer pay sahiplerinden önce ödenmesi istenir. PBLK burada bu borcun ekrandaki izidir.

17 Eylül’de bekleyen veya o gün iptal edilen emir bu senaryoya yazılmaz. O gün platforma gidip iptal listesine alınan emir pay oranına tabidir. Buna karşılık 17 Eylül sabahı iletilmiş, numarası oluşmuş, iptal edilemez görünüp PBLK’de kalmış ve iptal listesinde olmayan emir gri alandır. Bu emir, 16 Eylül PBLK emriyle tek cümlede birleştirilmez; iletildiğinin ve iptal listesinde olmadığının kaydı ayrı tutulur.

İhtarda“tasfiyeden payıma düşeni verin” diye değil, “bülten uyarınca öncelikli geri ödememi yapın” hususları talep edilir. Tasfiyeyi yürüten bankaya emrin borç kalemi olarak işlenip işlenmediği, sırası ve tahmini süresi sorulur. İş Bankası yalnız Tera kapsamındaki 6 fonu, Ziraat geri kalan 125 fonu yürütür. İşlenmezse SPK’ya bültenin uygulanmadığı bildirilir. Dava gerekirse alacağın tespiti ve öncelikli ödeme istenir. Eksik ödeme gelirse dekont, bağlanan tutarla karşılaştırılır. Eksik ayrıca borçtur. Yeni emir girilmez. 17 Eylül sonrası yeni geri ödeme kabul edilmez ve kayıt karışabilir.

  • Senaryo 3C: 17 Eylül sabahı emir reddedildi veya iptal edildi

17 Eylül sabahı emir verilmiş, fakat reddedilmiş veya iptal edilmişse önce emrin platforma ulaşıp ulaşmadığına bakılır. Emir o gün TEFAS’a gittiyse saat 13.30’dan önce olması sonucu değiştirmez. Bu emir iptal edilmiş sayılır ve emirdeki fiyattan öncelikli ödeme istenmez. Ödeme, fon satıldıktan sonra kalan paradan pay oranında yapılır. Bu husus, eğer başka emriniz 16 Eylül’de iletilmiş ve PBLK’de kilitli emirle aynı dilekçeye yazılmamalıdır. Bu iki dosyayı birleştirmek güçlü iddianızı zayıflatır.

Emir platforma hiç ulaşmadıysa hukuki durum değişir. Burada soru, bankanın veya aracı kurumun emri zamanında iletip iletmediği ve haksız reddedip reddetmediğidir. Kurumdan ret kodu, kurucudan o saatte platformun açık olup olmadığı, banka ve MKK’dan emrin iptal listesinde olup olmadığı yazılı istenir. Kurucunun duyurusu hâlâ emir kabul ediliyormuş izlenimi veriyorsa eşit işlem şikâyeti eklenebilir.

Açılacak dava iki kademelidir.

  • Emir platforma ulaştıysa pay oranı istenir; kurum kendi kusuruyla fark yaratmışsa bu fark ayrıca talep edilir.
  • Emir hiç ulaşmadıysa kaçırılan geri ödeme tazmin ettirilir.

Her dosya birbirinden bağımsız yürür. Ara ödeme alsanız bile “tamamını aldım” diğer alacaklarınızdan feragat etmeyin. Yatan tutarın avans olduğu ve kalan alacaktan düşüleceğini belirtin.

  • Senaryo 4: 17 Eylül saat 13.30’dan sonra verilen geri ödeme talimat

17 Eylül saat 13.30’dan sonra verilen geri ödeme talimatı tasfiye kapsamındadır. O gün verilen emirler zaten iptal edildiği için bu satırda öncelik doğmaz. Hak, fonda kalan paraya pay oranında katılmaktır. Yeni satış emri vermek gerekmez. Pay PBLK’de görünse bile “önce benim param ödensin” denemez.

Bu aşamada artık hesap, KAP duyuruları ve banka açıklamaları izlenir. Tasfiyeyi yürüten bankadan ödeme takvimi sorulur. Kasaya nakit girdikçe ödeme yapılabilir. Dağıtım eksik, orantısız veya başka yatırımcıya kaydırılmışsa hesap davası açılır. Kusur yoksa mahkeme, fon varlıklarının ucuza satılmasını kendiliğinden zarar saymaz.

Tazminat alabilmek için somut durum ve delil gerekir. İzahnamede yanıltıcı tablo, gizlenen nakit riski, fon malının kurucunun malıyla karışması veya aynı durumdaki yatırımcıya farklı davranılması bunlardan sayılabilir. Dava fonu kuran şirkete, yöneticiye ve izahnameden sorumlu kişilere yöneltilir. İstenmeyen bakiye 10 yıl sonra Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne gelir kaydedilebilir. Bu senaryoda değer kaybı YTM veya TMSF sigortası değildir. Ara ödeme gelse bile “tamamını aldım” denmez. Yatan tutar avanstır ve kalan pay hakkından düşülür.

  • Senaryo 5: Hiç emir verilmedi, pay hesapta duruyor

Hiç emir verilmemiş ve pay hesapta duruyorsa yatırımcı, tasfiye sonunda kalan paraya payı oranında katılır. Öncelikli alacak iddiası yoktur. MKK ve banka kayıtlarında pay adedinin doğru işlendiği kontrol edilir. Adet farkına dikkat edilmeli ve en sık görülen hatadır. Bankaya yazılı bilgi ve ödeme talebi yapılır. Olumsuz cevapta dava yolu açıktır. Azami süre 6 aya çıkarılmıştır ve henüz dolmamıştır. Süre şikâyeti için erkendir. Ara ödeme gelirse bu da avans olarak kabul edilmeli kalan ödeme için dava yoluna gidilmelidir. Arta kalan pay hakkı saklı tutulur.

SPK’nın denetim veya tasfiye görevini kusurlu yürüttüğü iddiası yalnız emir vermeyen kişiye özgü değildir. Somut işlem, zarar ve illiyet kurulabiliyorsa diğer senaryolarda da ileri sürülebilir. Başvuruda yalnız “inceleyin” denmez. “Görevinizdeki kusur nedeniyle uğradığım zararın tazminini talep ediyorum” açıkça yazılır. İdare 30 günde cevap vermezse susma ret sayılır. Altı aylık tasfiye süresi bu dava süresini uzatmaz. Bu başvuru ödeme emri değildir. Hazine de ödemenin kaynağı değildir.

SPK’nın denetim ve tasfiye görevini kusurlu yürüttüğü iddiası ayrıca ileri sürülebilir. Bunun için başvuruda “Görevinizdeki kusur nedeniyle uğradığım zararın tazminini talep ediyorum” açıkça yazılır. İdare 30 günde cevap vermezse bu susma ret sayılır ve idari yargıda tazminat davası açılabilir. Altı aylık tasfiye süresi bu dava süresini uzatmaz. SPK’nın kusuru, fon kasasında olmayan paranın kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Hazine de bu ödemenin kaynağı değildir.

  • Senaryo 6: Para piyasası fonu

Bu senaryo yukarıdaki senaryolardan farklıdır. Para piyasası fonunda ölçü 17 Eylül saat 13.30 değildir. Ölçü, fon izahnamesindeki gün sonu valör atlama saatidir. O saatten önce kabul edilen ve 16 Eylül veya daha önce TEFAS’a iletilen geri ödeme Senaryo 1 gibidir. 17 Eylül’de verilen emir ise pay oranına girer. PBLK ve iletilmiş ama gerçekleşmemiş emir varsa öncelik yine yalnız 16 Eylül ve öncesi satırında doğar. Nakit ağırlıklı portföyün daha hızlı dağılması, başlı başına öncelik doğurmaz.

Dilekçeye izahnamedeki kesim saati ve emrin TEFAS’a ulaştığı gün birlikte konur.

Hangi senaryo olursa olsun sıra aynıdır. Önce KEP veya noter ihtarı, sonra yazılı cevap, ardından arabuluculuk, en sonda ticaret mahkemesinde tespit ve tahsil gelir. Fon kasası yetmezse tahsil, kurucuya ve emri iletmeyen kuruma karşı ayrıca aranır. Fonun malı kurucunun malından ayrıdır. Bu, kasada olmayan paranın kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Ceza soruşturması açıksa belgeler mağdur başvurusuyla dosyaya eklenebilir. Ceza davası ekran tutarını tahsil ettirmez. SPK’ya karşı tazminat davası, ancak başvuruda açıkça “zararımın tazminini istiyorum” denmişse ve ret ya da 30 günlük susmadan sonra gündeme gelir. Altı aylık tasfiye süresi bu dava süresini uzatmaz. Yatan 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme, hiçbir senaryoda alacağın tamamı yerine geçmez.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

Tasfiye Sürecindeki Yatırım Fonlarında Yatırımcı Hakları ve Başvuru Yolları

Makale, tasfiye edilen yatırım fonlarında yatırımcıların zararını yalnızca piyasa kaybı olarak görmemek gerektiğini; tamamlanmış takas, gerçekleşmeyen satış talimatı, emir iletimindeki aksaklık ve fon yönetimi ya da saklama yükümlülüklerinin ihlali iddialarının ayrı ayrı incelenmesini öneriyor. Her grupta MKK, TEFAS, banka ve aracı kurum kayıtlarının toplanması; sorumlu olabilecek kuruluşlara yazılı başvuru yapılması ve somut ihlal, zarar ile nedensellik bağı gösterilebiliyorsa alacak veya tazminat davası değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. SPK işlemleri bakımından iptal ve tam yargı yollarına, takas kesinliği ve PBLK kayıtlarının delil değerine ayrıca dikkat çekiyor; ancak öncelik ve sorumluluk sonuçlarının olayın kayıtlarına, uygulanacak düzenlemelere ve sürelere bağlı olduğunu vurguluyor.