Memur disiplin soruşturması, kamu görevlilerinin meslekleri ile ilgili disiplin hükümlerine aykırı davranması sonucu yürütülen idari bir süreçtir. Bu süreç sonucunda mesleğinden atılabilir. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken usul ve esasları içermektedir. Memur disiplin soruşturmaları, her ne kadar idareye geniş takdir yetkisi verse de, aynı zamanda memurun savunma hakkını, adil yargılanma ilkesini ve hukuki güvencelerini de taahhüt etmektedir. Soruşturma sürecinde yapılacak usul hataları, verilen disiplin cezasının idari yargıda iptal edilmesine neden olabilir.
Bu yazımızda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kurumların kendi bünyelerinde yer alan disiplin mevzuatları kapsamında memur disiplin soruşturmasının nasıl yürütüldüğünü, soruşturma aşamalarını, savunma hakkını, zamanaşımı sürelerini ve disiplin cezalarına karşı başvurulabilecek hukuki yolları ayrıntılı şekilde ele alıyoruz.
Memur Disiplin Soruşturması Nedir?
Memur disiplin soruşturması; kamu görevlisinin görevini yerine getirirken tabi bulunduğu disiplin mevzuatına aykırı davranışlarda bulunduğu iddiasının araştırılması amacıyla yürütülen idari inceleme sürecidir. Yürütülen bu inceleme neticesinde kamu görevlisi hakkında uyarmadan kamu görevinden çıkarma cezasına kadar disiplin cezası verilme ihtimali vardır. Disiplin soruşturması, ceza yargılamasından bağımsızdır. Aynı olay nedeniyle ceza soruşturması bulunması, disiplin soruşturmasının yürütülmesine engel değildir.
Bu soruşturma kamu hizmetinin etkinliğini korumayı, kurum disiplinini sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak bu soruşturma da görevli muhakkik veya müfettiş iddiaları objektif şekilde araştırmalı, memurun savunma hakkını güvence altına almalı ve hukuka uygun disiplin cezası verilmesini sağlamalıdır.
Disiplin Soruşturmasının Hukuki Dayanağı
Kurumların disiplin soruşturması yetkisi sınırsız değildir. Soruşturmalarda kamu gücünün sınırlandırılması amacıyla çok sayıda mevzuat düzenlenmiştir. Devlet memurları bakımından disiplin hükümleri başta;
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124-136. maddeleri,
- Kurumların özel disiplin yönetmelikleri,
- Anayasa’nın 129. maddesi,
- Danıştay içtihatları
çerçevesinde uygulanmaktadır. İdarenin disiplin yetkisi kullanırken özellikle yukarıda belirtilen mevzuatın dışına çıkamaz. Burada yer alan hükümler çerçevesinde disiplin soruşturma yetkisini kullanabilir. Tüm işlemler hukuka, ölçülülük ilkesine ve savunma hakkına uygun olmak zorundadır.
Memur Hakkında Disiplin Soruşturması Nasıl Başlatılır?
Kamu görevlisi hakkında disiplin soruşturması genellikle;
- Şikâyet ve ihbar,
- Denetim veya müfettiş raporu,
- Kurum yöneticisinin tespiti
üzerine başlatılır. Ayrıca bazı durumlarda da kamu görevlisi hakkında adli işlem başlatılması halinde de ilgili savcılık tarafından kişinin çalışmış olduğu kuruma bildirimde bulunulması mümkündür.
Disiplin soruşturmasını gerektirecek olayın yukarıdaki şekillerde öğrenilmesinin ardından yetkili disiplin amiri soruşturma açılmasına karar verir ve çoğu durumda bir muhakkik (soruşturmacı) görevlendirir. Bazı durumlarda da disiplin amiri soruşturma açılmasına karar verir ve müfettiş/muhakkik/soruşturmacı görevlendirilmesi için kararı ilgili kurumun Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderir.
Müfettiş/muhakkik/soruşturmacı;
- Delilleri toplar; Hakkında disiplin soruşturması yapılanın leh ve aleyhine tüm delilleri toplamakla yükümlüdür.
- Tanıkları dinler; soruşturmanın daha adil yürütülmesi adına disiplin soruşturmasına konu olaya tanıkları mutlaka dinlenmelidir.
- Belgeleri inceler; müfettiş/muhakkik/soruşturmacı dosyaya sunulan belgeleri ve delilleri tarafsız bir bakış açısıyla değerlendirmekle yükümlüdür.
- Savunmayı alır; hakkında disiplin soruşturması yapılan kişinin savunmasını müdahale etmeden ve baskı altına almadan almalıdır.
- Soruşturma raporunu hazırlar; Yukarıdaki hususlar çerçevesinde hazırlanan disiplin soruşturma raporunu yetkili disiplin amiri’ne sunar. Bu raporda ilgili kişi hakkında disiplin cezası verilmesi tavsiye ediliyorsa bu hususu gerekçeleriyle birlikte belirtmelidir. Hazırlanan bu disiplin soruşturmasında kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği de tavsiye olunabilir.
Yetkili Disiplin Amirleri Kimlerdir?
Disiplin amirleri, 657 sayılı Kanun’un 124. maddesi uyarınca kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak özel yönetmeliklerinde tespit edilir. Genel olarak:
- Cumhurbaşkanı tüm kamu idarelerinde,
- Bakanlar kendi bakanlık teşkilatlarında,
- Üst yöneticiler (müsteşar, genel müdür vb.) başında bulundukları idarelerde,
- Valiler il teşkilatında,
- Kaymakamlar ilçe teşkilatında
disiplin amirliği yetkisine sahiptir. Diğer disiplin amirleri kurumların özel yönetmelikleri ile belirlenir. Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını doğrudan verebilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezalarında ise disiplin kurullarının kararı veya onayı gereklidir. Disiplin amirliği yetkisi devredilemez.
Memur Disiplin Soruşturmasının Aşamaları
Memur disiplin soruşturmaları belirli bir silsile içerisinde yapılan ve kanunlarla belirlenmiş belirli sınırlamaları ve süreleri olan bir dizi idari tahkikat aşamalarından oluşmaktadır. Kurumdan kuruma bu aşamaların içeriği değişse de genel anlamıyla şu aşamalardan oluşur:
1. Soruşturma Onayı
Disiplin soruşturmasına konu olayı öğrendikten sonra kişi hakkında disiplin soruşturması yapılıp yapılmaması muhakemesi yapılır. Eğer disiplin soruşturması yapılması kararı verilmesi halinde yetkili amir disiplin soruşturmasının başlatılmasına karar verir. Disiplin amiri fiilin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması gibi hafif ve orta ağırlıktaki cezalar için fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanması, Devlet memurluğundan çıkarma gibi ağır cezalar için ise 6 ay içinde kovuşturmaya başlanması zorunludur.
2. Müfettiş/Muhakkik/Soruşturmacı Görevlendirilmesi
Disiplin soruşturulması için disiplin amirinden karar alındıktan sonra tarafsız bir soruşturmacı belirlenmesi gerekir. Bu soruşturmacı lehe ve aleyhe delilleri toplamalı, varsa tanıkları tarafsız bir şekilde dinlemeli, ifadeleri baskı altına almadan dinlemeli ve toplanan tüm bilgi ve belgeleri tarafsız bir şekilde yorumlamalıdır.
Soruşturmacı, disiplin amiri tarafından yazılı olarak görevlendirilir. Tercihen olayla hiçbir kişisel veya kurumsal bağı olmayan, soruşturulan memurdan hiyerarşik olarak daha alt seviyede bir personel atanır. Tarafsızlık esastır.
Muhakkik;
- Olayın mağduru veya tanığı olmamalı,
- Aynı birimde çalışıyor olsa bile kişisel menfaati bulunmamalı,
- Dosyaya taraf olmamalıdır.
Tarafsız olmayan muhakkik atanması, Danıştay içtihatlarına göre cezanın iptal sebebidir. Muhakkik lehe ve aleyhe tüm delilleri toplamak, tanıkları dinlemek, belgeleri incelemek ve tarafsız rapor hazırlamakla yükümlüdür.
3. Savunma İstenmesi
Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesi gereğince, memurun savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Bu nedenle kamu görevlisi hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında mutlaka savunması alınmalıdır. Genellikle kamu görevlisi soruşturma aşamasında iki kez savunma istenmektedir. Bunlar,
- Soruşturma esnasında soruşturmacı tarafından ifade alma işlemi,
- Disiplin soruşturması hazırlandıktan sonra da son savunma işlemidir.
İfade alma işleminde soruşturmacı hakkında disiplin soruşturması yapılan kamu görevlisine isnat edilen fiil açıkça bildirilerek savunması istenir. Bu aşamada hakkında disiplin soruşturması yapılana karşı baskı altına alma, yönlendirmeye çalışma gibi eylemler yapılmamalıdır.
Son savunma ise kamu görevlisi hakkında soruşturmacı tarafından disiplin cezası verilmesi önerilen disiplin soruşturma raporu düzenlendikten sonra istenir. Eğer kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilmesi önerilmemişse kamu görevlisinden son savunma istenemez. Son savunma istem yazısında, memura isnat edilen fiilin yeri, zamanı, şekli ve hangi disiplin kuralını ihlal ettiği açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, memura en az 7 gün savunma süresi tanınmalı ve bu süre içinde savunma yapmaması halinde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmelidir.
4. Soruşturma Raporu
Soruşturmacı;
- lehe ve aleyhe delilleri topladıktan
- tanıkları tarafsız bir şekilde dinledikten,
- ifadeleri baskı altına almadan dinledikten ve
- toplanan tüm bilgi ve belgeleri tarafsız bir şekilde yorumladıktan
sonra soruşturmacı kanaatini ve önerisini rapor haline getirir. Bu rapor ile kamu görevlisine disiplin cezası verilmez. Bu rapor tavsiye niteliğindedir.
Rapor genellikle şu unsurları içermelidir:
- Olayın özeti (yer, zaman, fiilin tanımı),
- Toplanan deliller (belgeler, tanık ifadeleri, görüntüler vb.),
- Memurun savunması ve buna ilişkin değerlendirme,
- Fiilin 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin hangi bendine uyduğu,
- Lehe ve aleyhe delillerin tarafsız değerlendirilmesi,
- Disiplin cezası önerisi veya “ceza verilmesine yer olmadığı” yönündeki kanaat ve gerekçeleri.
5. Disiplin Cezasının Verilmesi
Disiplin cezası verilmesi önerisi içeren disiplin soruşturma raporunun düzenlenmesinin ardından disiplin cezasının türüne göre cezayı disiplin amiri veya disiplin kurulu verir. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği’ne göre,
- Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları: Disiplin kuruluna gerek olmadan disiplin amiri tarafından doğrudan verilir.
- Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası: Memurun bağlı olduğu kurumdaki Disiplin Kurulu (il disiplin kurulu kararlarına dayanan hallerde Vali tarafından verilir).
- Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası: Memurun bağlı olduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı üzerine atamaya yetkili amir tarafından verilir.
Disiplin cezası verme zamanaşımı ise disiplin suçuna konu olayın öğrenilme tarihinden itibaren 2 yıldır. Bu süreden sonra kişiye disiplin cezası verilemez. Disiplin kurulu kararları kamu görevlisine tebliğ edilir. Kararın ne zaman tebliğ edileceği hususu idarenin takdirindedir.
Disiplin Soruşturması Karar Verme Süreleri
Disiplin soruşturma raporu tamamlandıktan sonra yetkili makamların karar verme süreleri 657 sayılı Kanun’un 128. maddesi ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Buna göre;
- Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları: Disiplin amiri soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde karar vermek zorundadır.
- Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası: Dosya disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin Kurulu dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde karar verir.
- Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası: Dosya yüksek disiplin kuruluna tevdi edildikten itibaren azami 6 ay içinde karar bağlanır.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve uyulmaması usul hatası oluşturur. Bu nedenle de idari yargı mercilerince iptale konu olabilir.
Ceza Soruşturması ile Disiplin Soruşturması İlişkisi
Disiplin soruşturması ile ceza soruşturması iki ayrı yoldur ve genellikle birbirinden bağımsız ilerler. Aynı olay nedeniyle hem savcılık ceza soruşturması açabilir hem de kurumunuz disiplin soruşturması başlatabilir. Bunlar birbirini engellemez.
- Ceza mahkemesi “suçlu musun?” diye bakar.
- Disiplin soruşturması ise “Bu davranış memurluğa yakışır mı, kurumun düzenini bozdu mu?” diye değerlendirir.
Normalde ceza davasının sonucu beklenmeden disiplin cezası verilebilir. Ceza mahkemesi beraat etse bile kurum kendi kurallarına göre ceza verebilir. Mahkûmiyet kararı ise disiplin için güçlü delil sayılır.
Ancak bu konuyla ilgili önemli bir istisna var:
Danıştay 2. Dairesinin E. 2025/739, K. 2025/5453 sayılı kararına göre, özellikle en ağır disiplin cezası olan “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası verilirken, ceza davasının kesinleşmesi (yani mahkeme kararının kesinleşmesi) beklenmelidir. Ceza mahkemesi kararı olmadan bu ceza verilemez. Yani ceza davası devam ederken memuru işten çıkarmak (devlet memurluğundan çıkarma cezası vermek) mümkün değildir.
Danıştay bu konuda alt mahkeme kararını bozarak önemli bir ilke koymuştur. Bu karara göre;
- Hafif ve orta cezalar (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe durdurma) için ceza davası beklenmeden disiplin cezası verilebilir.
- En ağır ceza (işten çıkarma) için ise ceza davasının bitip kesinleşmesi gerekir.
Bu karar, memurların haklarını korumak açısından önemli bir güvence oluşturuyor. Disiplin soruşturması sırasında ceza davası varsa, özellikle ağır ceza düşünülüyorsa bu husus mutlaka dikkate alınmalıdır.
Disiplin Soruşturmasında Memurun Savunma Hakkı
Disiplin soruşturmasında kamu görevlisinin en önemli haklarından biri savunma hakkıdır. Hiçbir kamu görevlisine, savunması hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Bu, kanunla garanti altına alınmış bir haktır. Savunma hakkı verilmezse veya eksik verilirse, verilen ceza idari yargıda iptal sebebi oluşturabilir.
- Savunma İstemi Nasıl Yapılır?
Disiplin amiri (veya soruşturmacı), soruşturma raporu tamamlandıktan sonra memura yazılı savunma istemli tebligat göndermek zorundadır. Bu yazıda aşağıdaki hususlar açık, net ve anlaşılır şekilde belirtilmelidir:
- İsnat edilen fiil veya fiillerin tanımı,
- Fiilin işlendiği tarih ve yer,
- Fiile ilişkin mevcut deliller (tanık beyanları, belgeler, raporlar vb.),
- Fiilin hangi disiplin hükmüne (657 sayılı Kanun md. 125’in hangi bendi) aykırılık oluşturduğu,
- Uygulanması düşünülen disiplin cezası türü.
Kamu görevlisinin son savunması yazılı olarak talep edilir. Kamu görevlisi savunma vermediği takdirde “savunma hakkından vazgeçmiş sayılır” ve soruşturmaya bu yönde devam edilir. Savunma hakkı bir defa kullanılmaz; soruşturma sırasında yeni delil ortaya çıkarsa ek savunma istenebilir. Disiplin amirinin veya kurulun, memurun lehine olan delilleri de değerlendirme yükümlülüğü vardır.
2. Son Savunma Süresi Ne Kadardır?
Kamu görevlisinin son savunması için tanınacak süre en az 7 gündür. Bu bakımdan 7 günden fazla süre verilmesi teknik olarak mümkündür. Bu süre memurun makul mazereti varsa uzatılabilir; ancak 7 günden az asla verilemez. 7 günlük süre, tebligatın memura ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dolayısıyla savunma hakkı, disiplin soruşturmasının en kritik aşamalarından biridir. Bu hakkın usulüne uygun kullandırılmaması, cezanın yok hükmünde sayılmasına veya idari yargıda iptaline yol açar. Bu nedenle memurlar, savunma dilekçesini hazırlarken konuyu iyi bilen bir avukattan destek alması gerekmektedir.
Memurlara Verilebilecek Disiplin Cezaları
657 sayılı Kanun’un 125. Maddesinde kamu görevlileri hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ve hangi hallerde bu disiplin cezalarının verilebileceği açıkça belirtilmiştir. Bu hallerin dışından disiplin cezası verilmesi mümkün değildir. Buna göre ilgili kanun çerçevesinde kamu görevlileri hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları şunlardır:
- Uyarma; kamu görevlisine işlemiş olduğu disiplin cezasına istinaden verilen en hafif disiplin cezasıdır.
- Kınama; kamu görevlisinin davranışını kınayan ve özlük dosyasına işlenen, uyarmadan daha ağır bir disiplin cezasıdır.
- Aylıktan Kesme; Kamu görevlisinin aylık maaşından belirli bir oranda (1/30 – 1/4) kesinti yapılan disiplin cezasıdır.
- Kademe İlerlemesinin Durdurulması; kamu görevlisinin maaş ve derece yükselme süresinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulması cezasıdır.
- Devlet Memurluğundan Çıkarma; Kamu görevlisinin görevine tamamen son verilen, en ağır disiplin cezasıdır.
Verilecek ceza, işlenen fiilin ağırlığı, memurun kusur derecesi ve olayın özelliklerine göre belirlenmektedir. Bu cezalar sadece Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenmiş olan cezalardır. Farklı kurumlar kendi mevzuatlarına göre farklı cezalar öngörebilmektedir.
Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesinde hangi eylemlerin bu beş disiplin cezasını gerektirecek fiil ve halleri detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Buna göre;
- Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek,
c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek,
d) Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak,
e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
- Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,
b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,
g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,
ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak,
j) Verilen emirlere itiraz etmek,
k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
l) Kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak.
m) Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.
- Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,
b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,
c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,
d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,
e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,
f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,
ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
- Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
b) Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek,
c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,
d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,
e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,
f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,
h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak,
ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,
k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak,
l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,
n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,
o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.
- Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c) Siyasi partiye girmek,
d) Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
l) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.
Bu disiplin cezaları sadece Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenmiş olanlardır. Her bir kurum kendi dinamiklerine ve disiplin anlayışına göre özel disiplin mevzuatı düzenlemiştir. Devlet Memurları Kanunu bu düzenlemeyle disiplin hükümlerinde çatıyı kurmuştur. Kamu görevlisinin tabi bulunduğu kurum özel disiplin mevzuatı düzenlememişse Devlet Memurları Kanunu’na tabi olacaktır.
Disiplin Soruşturmasında Bir Alt Ceza Uygulaması
Disiplin amiri veya disiplin kurulu, şartların oluşması halinde verilen cezanın bir alt cezasına hükmedebilir. Ancak bu konuyla ilgili idareye takdir yetkisi verilmiştir. Bir alt ceza verilip verilmemesi idarenin takdirindedir. Bu duruma bir alt cezanın verilmesi denilmektedir.
Memurun:
- Daha önceki hizmetleri,
- Olaya ne kadar pişman olduğu,
- Olayın nasıl gerçekleştiği,
- Genel sicil durumu ve iyi halleri
gibi hususları dikkate alarak verilen cezayı bir derece hafif bir cezaya çevirebilir. İdareler genellikle daha önce disiplin cezasının bulunmaması durumunu dikkate alark bir alt cezaya hükmetmektedir.
Örneğin size kınama cezası verilecekken, geçmişiniz temiz ve olayda iyi niyetiniz varsa amir bunu uyarma cezasına düşürebilir. Ya da aylıktan kesme yerine kınama verebilir. İdare disiplin cezanın bir alt ceza verilmemesini gerekçeli olarak açıklamalıdır. Eğer bir alt cezanın verilmemesini gerekçeli olarak açıklanmaması halinde bu durum idari yargılamada iptal sebebi olabilir.
Disiplin Cezası Özlük Dosyasından Nasıl Silinir?
Almış olduğunuz disiplin cezası özlük dosyanıza (sicilinize) işlenmektedir. Ancak belirli şartlar ve süreler geçtikten sonra silinmesi mümkündür. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesine göre:
- Uyarma ve Kınama cezaları: Cezanın uygulanmasından itibaren 5 yıl sonra,
- Aylıktan Kesme ve Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezaları: Cezanın uygulanmasından itibaren 10 yıl sonra,
atamaya yetkili amire (genellikle müdürünüz, vali, genel müdür vb.) yazılı dilekçe ile başvurarak “verilen disiplin cezasının sicilden silinmesi” talep edilebilir. Amir, bu süre içinde başka disiplin cezası alıp almadığınıza ve genel davranışlarınıza bakıp silme kararı verebilir. Sicilden silme işlemi için idarenin takdir yetkisi mevcuttur. Kademe durdurma cezası için ayrıca disiplin kurulunun görüşü alınır.
Ancak devlet memurluğundan çıkarma cezası hiçbir zaman silinmez. Sicilden silme işlemi için mutlaka dilekçe verilmesi gerekmektedir. Otomatik silinme mümkün değildir. Silinme kararı verilirse disiplin cezanız silinir ve sicilinize silme işlemi yapılır.
Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süreleri
Disiplin hukukunda zamanaşımı, usulü anlamda büyük önem taşımaktadır. Disiplin zamanaşımı, idarenin kamu görevlisine disiplin cezası verme hakkının süre ile sınırlı olmasıdır. Süre geçerse ceza verilemez.
Disiplin Hukukunda iki tür zamanaşımı vardır. Bunlar;
Soruşturma zamanaşımı; İdare disiplin soruşturmasına fiilin öğrenmesinin ardından Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe Durdurma cezaları için 1 ay Devlet Memurluğundan Çıkarma cezaları için 6 ay içinde soruşturma başlatmaması halinde disiplin soruşturması açamaz.
Ceza Verme Zamanaşımı; Disiplin cezasına konu fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içerisinde disiplin cezası verilmezse ilgili kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilemez.
Bu süreler kesin ve hak düşürücüdür. Süre aşıldıktan sonra yapılan soruşturma veya verilen ceza idari yargılamada iptal edilebilir. Bu nedenle zamanaşımı süresinin hesaplanması ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda detaylı inceleme gerektirmektedir.
Disiplin Cezasına Karşı İtiraz Nasıl Yapılır?
Verilen disiplin cezaları kesin değildir. Bazı şartların oluşması halinde disiplin cezalarına itiraz edilebilir. Bu bir dava yolu değildir. Yapılacak itiraz yine disiplin cezasını verilen kuruma karşı yapılır. Disiplin cezalarına karşı idari itiraz hakkı 657 sayılı Kanun’un 135. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
- Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezaları: Tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilgili disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
- Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası: Tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Yüksek Disiplin Kurulu’na itiraz edilebilir.
- Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası: İtiraz yolu kapalıdır; doğrudan idare mahkemesinde dava açılır.
İtiraz mercileri, itirazı aldıktan sonra 30 gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz kabul edilirse disiplin amiri cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz süresi içinde dava açma süresi işlemez; itirazın reddi veya zımnen reddi halinde 60 günlük dava süresi itiraz kararının tebliğinden itibaren başlar.
Örnek İtiraz Dilekçesi
KONU: 15.05.2026 tarihli ve 2026/87 sayılı Kınama Cezasının Kaldırılması Talebi
Sayın Disiplin Kurulu Başkanlığı’na,
Kurumunuzda ……… unvanıyla görev yapmaktayım. …….. tarihinde tarafıma tebliğ edilen 2026/……. sayılı kınama cezasına karşı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesi uyarınca itiraz ediyorum.
Gerekçelerim:
- Hakkımda verilen disiplin cezasına konu olayda (……… tarihinde göreve 45 dakika geç gelmem) haklı bir mazeretim bulunmaktadır. Aynı gün çocuğumun ani rahatsızlığı nedeniyle acil servise gitmek zorunda kaldım. Bu durumu aynı gün amirime telefonla bildirdim ve ertesi gün de hastane raporunu elden teslim ettim. Dolayısıyla fiil kasıtlı veya kusurlu değildir.
- Bu olay ilk defa başıma gelmiştir. …. yıllık memuriyet hayatım boyunca hiçbir disiplin cezası almadım. Sicilim son derece temizdir.
- Verilen ceza ile hizmet gerekleri ve ölçülülük ilkesi arasında orantısızlık vardır. Olayda kastım olmadığı, mazeretimin haklı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Delillerim:
- ……… tarihli Acil Servis Muayene Raporu (Ek-1)
- Amirime yaptığım yazılı bildirim ve rapor teslim tutanağı (Ek-2)
- Son 5 yıllık sicil raporlarım (Ek-3)
- Tanık beyanları (aynı gün birlikte çalıştığım arkadaşlarımın beyanları)
Sonuç ve Talep:
Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafıma verilen kınama cezasının kaldırılmasına, aksi halde bir derece hafif ceza olan uyarma cezasına çevrilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim.Tarih: …./…/……
Adı Soyadı: …
TC Kimlik No: ….
Unvanı: …
İmza:
Disiplin Soruşturmasında En Yaygın İptal Nedenleri
İdari yargıda en sık karşılaşılan iptal nedenleri şunlardır:
- Savunma alınmaması; Memura savunma hakkı tanınmadan veya savunma için en az 7 gün süre verilmeden ceza verilmesi en yaygın iptal sebebidir.
- Eksik inceleme yapılması; Olay yeterince araştırılmadan, deliller toplanmadan veya önemli hususlar göz ardı edilerek soruşturma yürütülmesi halinde idare mahkemeleri iptal kararı vermektedir.
- Tanıkların dinlenmemesi; İddia edilen olayla ilgili tanıklar dinlenmezse veya önemli tanık beyanları değerlendirilmezse yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle idari yargılamada iptal kararı verilebilmektedir.
- Tarafsız olmayan muhakkik görevlendirilmesi; Soruşturmayı yapan kişinin olayla ilgili veya olayın mağduru olması, dosyaya taraf olması durumunda adil bir değerlendirme yapamayacağı gerekçesiyle iptal kararı verilmektedir.
- Delillerin değerlendirilmemesi; Soruşturmacı disiplin soruşturmasını yürütürken sadece aleyhe olan delilleri dikkate alır, lehe olan delileri dikkate almadan disiplin cezası verilmesini talep etmesi halinde iptal kararı verilebilir.
- Zamanaşımı sürelerinin kaçırılması; yukarıda belirtilen zamanaşımı süreleri geçmesi halinde kamu görevlisi hakkında soruşturma yapılamaz veya disiplin cezası veilemez. Bu nedenle disiplin zamanaşımlarının ne zaman başlayacağı veya disiplin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda hukuki anlamda değerlendirme yapılması şarttır.
- Gerekçesiz disiplin cezası verilmesi; İdare işlem tesis ederken mutlaka gerekçesini belirtmek zorundadır. Eğer kişi hakkında disiplin cezası verilmişse neden bu cezaya hükmedildiğini gerekçeleriyle birlikte izah etmelidir. Bu nedenle verilen disiplin cezasının gerekçeli ve somut bir şekilde açıklanması gerekir.
- Yetkisiz makam tarafından işlem tesis edilmesi; Yetkisi olmayan disiplin amiri veya tarafından ceza verilmesi mevzuata açık aykırılık gerekçesiyle idari yargılamada iptal kararı verilebilir.
Bahsedilen iptal nedenleri genellikle usul eksiklikleri barındırmaktadır. Her dosyanın muhteviyatı farklı olduğundan farklı usül eksiklikleri de sayılabilir. O yüzden olayın disiplin soruşturmasında uzman bir avukat tarafından değerlendirilip dava dilekçesinin bu hususlar doğrultusunda hazırlanmasında fayda vardır.
Disiplin Cezasına Karşı Dava Açılabilir mi?
Evet, disiplin cezalarına karşı dava açılabilir.
Disiplin cezası bir idari işlemdir. Memur, cezayı hukuka aykırı bulursa idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Dava süresi genellikle cezanın tebliğinden itibaren 60 gündür.
Dava dilekçesi hazırlandıktan sonra mahkeme disiplin cezasını şu 5 yönden inceler:
- Yetki: Cezayı veren makam yetkili miydi?
- Şekil: Soruşturma usulüne uygun mu yapıldı? (savunma hakkı, tebligat vs.)
- Sebep: Cezaya dayanak olan olay ve deliller var mı?
- Konu: Verilen ceza kanundaki hükümlere uygun mu?
- Amaç: Ceza, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun mu verildi?
Özellikle savunma hakkı verilmemesi, zamanaşımı aşılması, tarafsız soruşturmacı atanmaması, delillerin yeterince incelenmemesi gibi usul eksiklikleri nedeniyle disiplin cezaları idare mahkemelerinde sıklıkla iptal edilmektedir.
Bu nedenlerle disiplin soruşturmasının ilk aşamasından itibaren hukuki destek alınması;
• Savunmanın doğru hazırlanmasını,
• Delillerin eksiksiz sunulmasını,
• Hak kaybının önlenmesini,
• İdari dava sürecinin sağlıklı yürütülmesini sağlar.
Özellikle kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma gibi ağır yaptırımlarda profesyonel hukuki yardım büyük önem taşımaktadır. Hakkınızda yürütülen disiplin soruşturması veya verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız, sürecin başından itibaren uzman idare hukuku avukatından destek almanız hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Örnek Disiplin Cezası İptali Dava Dilekçesi
…… İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
DAVACI : ………….
TC Kimlik No : ………..
Adres : ………………………………………
Telefon : ………………………………………
DAVALI : ……… Bakanlığı / ……… Müdürlüğü ( Kurum Adı )
KONU : 15.05.2026 tarihli ve 2026/87 sayılı Kınama Cezasının İptali Talebi
AÇIKLAMALAR : Kurumunuzda ……… unvanıyla görev yapmaktayım. ………. tarihinde tarafıma tebliğ edilen 2026/… sayılı kınama cezası hukuka aykırıdır. Bu nedenle cezanın iptalini talep ediyorum.
Gerekçelerim:
- Hakkımda verilen disiplin cezasına konu olayda (…… tarihinde 45 dakika geç gelmem) haklı ve zorlayıcı bir mazeretim vardır. Aynı gün çocuğumun ani rahatsızlığı nedeniyle acil servise gitmek zorunda kaldım. Durumu aynı gün amirime bildirdim ve ertesi gün hastane raporunu teslim ettim. Buna rağmen idare mazeretimi yeterince değerlendirmemiştir.
- Verilen ceza ölçülülük ilkesine aykırıdır. …. yıllık hizmetim boyunca hiçbir disiplin cezası almadım. İlk defa karşılaştığım bu olayda kınama cezası verilmesi orantısızdır.
- Soruşturma sırasında lehe delillerim (hastane raporu ve bildirim) yeterince incelenmemiştir. Bu durum eksik inceleme ve gerekçesizlik oluşturmaktadır.
- Ceza, Anayasa’nın 129. maddesinde güvence altına alınan savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
DELİLLERİM:
- …/…/…. tarihli Acil Servis Muayene Raporu
- Amirime yaptığım yazılı bildirim ve rapor teslim tutanağı
- Son 5 yıllık sicil raporlarım
- Tanık beyanları (aynı gün birlikte çalıştığım personel)
- Disiplin soruşturma dosyası ve ceza kararı suretleri
HUKUKİ DAYANAKLAR:
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu md. 125, 130 ve 135
- Anayasa’nın 129. maddesi (savunma hakkı)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu md. 7 ve 2
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davalı idarece verilen 2026/…. sayılı kınama cezasının iptaline,
- Gerektiğinde yürütmenin durdurulmasına,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımla arz ederim.Tarih: …/…/…..
Davacı
………
(İmza)
